PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ekonomi Sözlüğü


ΣMЯΣ ΛΥDıП
06-04-2008, 09:22
A


A Tipi Yatırım Fonu/ Ortaklığı
Fon içtüzüklerinde / esas sözleşmelerinde asgari sınırları belirtilmek kaydıyla, portföy değerinin en az % 25’ini devamlı olarak mevzuata göre özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil Türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerdir.

AACB (African Association of Central Banks)
Afrika Merkez Bankaları Birliği. Afrika ülkeleri arasında para, bankacılık, maliye alanlarında işbirliğini geliştirmek amacıyla 1968'de oluşturulmuş bir kuruluştur. Birlik, Afrika merkez bankalarına ve finans kuruluşlarına ödeme politikalarının ve mali anlaşmaların oluşturulmasında yardımcı olmakta, ihracat finansmanı, bölge içi ödemeler sistemi konularında bilgi toplamakta ve aktarmaktadır.

AB (Aktielbolaget)
Limited şirket (İsveçce)

ABA (American Bankers Association)
Amerikan Bankacılar Birliği

AC (Account Current)
Cari hesap

Acenta
Acentalık sözleşmesi çerçevesinde, faaliyet gösterdikleri mahalde, sadece sermaye piyasası araçlarına ilişkin alım ve satım emirlerinin aracı kuruma iletilmesine ve gerçekleşen emirlerin tasfiyesine aracılık eden gerçek kişi veya ticaret şirketleridir.

Acentelik
Mümessillik; ticari temsilci. Daha çok hizmet sektöründe görülen acentelik kurumu, ana şirketle, ayrıntılı şekilde şartları belirlenmiş sözleşmelerle faaliyetlerini yürütür. Acentelik, belli bir yer veya bölge içinde vekil ve satış memuru gibi sıfatlara sahip olmadan ana şirketi ilgilendiren konularda anlaşmalara aracılık etmek ya da şirket adına anlaşmalar yapmaktır.

Aciz vesikası
Borçlunun kanuni yönden takip edilen alacağı ödemeye yeterli malı bulunmadığına dair İcra Dairesi tarafından verilen resmi belge. "Kesin" ve "geçici" olmak üzere iki çeşittir. Kesin aciz vesikası, borçlunun kovuşturulan alacağı tamamen veya kısmen ödeyemeyecek durumda olduğunu kesin şekilde gösteren belgedir. Geçici aciz vesikası ise borçlunun yeterli malı bulunmadığı hallerde haczedilmiş mallara takdir edilen kıymetle alacak miktarı arasındaki farkı gösteren tutanaktan ibarettir. Alacaklıya, borçlunun mallarına bu fark kadar haciz konulması hakkını verir ve malların satışından sonra bu vesika geçerli olmaz. Yerine kesin aciz vesikası alınır.

ACP (African Caribbean and Pacific) İlkeleri
Afrika, Karaib ve Pasifik ülkeleri. Ekonomik dayanışma örgütüdür. 28 şubat 1975'de AET ile Lome Sözleşmesi'ni imzalayan 46 ülkeyi tanımlar. Bu ülkelerin ortak özelliği, eski koloniler olmalarıdır.

ACU (Asian Currency Unit)
Asya Para Birimi, Uzak Doğu'nun mali piyasalarındaki dolarlar

Acyo
Para veya senedin üzerinde yazılı olağan değerden daha çok değer kazanması durumunda, eski değeri ile kazandığı değer arasındaki fark, para veya senedin gerçek değeri ile itibari değeri arasındaki fark.

Açık Artırma
Alıcılar arasında rekabet yaratarak satın alınacak nesneye en yüksek fiyatı verecek alıcıyı bulmak amacıyla uygulanan bir satış yöntemi. Ekonomik genişleme dönemlerinde bu uygulamada satıcılar yüksek fiyat bulabilirken, ekonominin daralma dönemlerinde bunun tersi olmaktadır. Tarihi ya da sanat değeri olan nesneler, bu yöntemle oldukça yüksek fiyatlarda satılabilmektedir.

Açık Ciro
Poliçenin ciro edilen şahsın adı yazılmaksızın imzalanması

Açık Ekonomi
Diğer ülke ekonomileriyle mal-hizmet ticareti, sermaye emek hareketinin serbest olduğu ekonomi; ithalat ve ihracat üzerinde herhangi bir sınırlamanın bulunmadığı veya faktör hareketlerinin karşılıklı olarak serbest olduğu ekonomi

Açık Hesap
Güvenilir bir banka yaptığın ticaret hacminin çok daha üstünde kredi alabilme ya da bankanın size kefil olabilmesi. Bu tür avantajlara sahip kişiler veya kurumlara uluslar arası ticarette çok rahat ederler.

Açık İşsizlik
Gayrı iradi işsizlik; kişinin çalışma istek ve yeteneğine sahip olduğu ve ayrıca geçerli ücret düzeyinde çalışmayı kabul ettiği halde çalışacak iş bulamaması

Açık Kapı Politikası
Bir ülkenin başka ülkelere kendi pazarlarında serbestçe ticaret yapma hakkı vermesi; yabancı kişi ve kuruluşların bir ülkenin vatandaşlarıyla eşit koşullarda ekonomik faaliyette bulunmasına imkan veren uygulamalar demeti. Karşılıklı olma şartı aranmazsa kapitülasyona dönüşür.

Açik Kredi
Bankaların herhangi bir güvence aramaksızın açtığı kredi. Burada güven unsuru, kişilerin ve firmaların ticari itibarlarıdır.

Açık Pazar
Alım-satım işlemlerine dış müdahalelerle herhangi bir sınırlamanın getirilmediği piyasa. Açık pazar terimi, uluslararası ekonomide daha çok tekelci durumdaki yabancı firmalardan yapılacak ithalata gümrük vergisi, kota gibi kısıtlamalar koymayan ülkeler için kullanılır.

Açık Piyasa İşlemleri (APİ) (Open Market Operations)
Merkez bankasının para veya kredi hacmini denetlemek için devlet tahvili, hazine bonosu ve döviz alıp satması işlemi. Durgunlaşmaya yüz tutmuş piyasayı harekete geçirmek, ekonomideki emisyon miktarını azaltmak, enflasyonist eğilimi önlemek amacıyla hazine bonosu veya döviz alım satımı yapılır. Merkez bankası piyasadan menkul değer veya hazine bonolarını nakit ödemek suretiyle satın alarak piyasanın para ihtiyacını karşılamış olur. Böylece toplam talep genişler, faiz hadleri düşer. Merkez bankası, menkul değer ve hazine bonoları satarak piyasadan para da çeker ve satın alma gücünün düşmesini sağlar


Açık Pozisyon (Short Position)
Vadeli işlem piyasalarında alınmış ve henüz kapatılmamış pozisyonara denir.
Döviz, altın, menkul kıymet gibi bir finansal araç üzerinden sahip olunan varlıkların aynı cinsten yükümlülükleri karşılayamayan kısmıdır. Örneğin 10 milyon USD yükümlülüğe karşı 5 milyon USD varlık bulunduruluyorsa aradaki 5 milyon USD, açık USD pozisyonunu ifade eder.

Açığa Satış
Sahip olunmayan menkul kıymetlerin ödünç alınmak sureti ile satılmasıdır.

Açık Sigorta Politikası
Deniz Sigorta firması her türlü aksiliği ödeyeceğine dair garanti veriyor, buna teslimatın geç yapılması da dahil.

Açık Tarla Sistemi
Avrupa'da iki bin yılı aşkın süreyle uygulanan toplu tarım sistemi. Buna göre köylülere ait topraklar dağınık haldedir ve dönüşümlü ekim, ortak otlatma usulü benimsenir. Ortak toprakların bir bölümü nadasa bırakılır. Toplumsal ilişkilerin karmaşık bir hal alması ve pazar ekonomisinin gelişmesi bu sistemin uygulanmasını daha sonra zorlaştırmış, yerini bireysel çiftçiliğe bırakmıştır.

ADB (Asian Development Bank)
Asya Kalkınma Bankası. Merkezi, Filipinlerin başkenti Manila'da bulunan ve bölge ülkeleri arasında iktisadi işbirliğini geliştirmeyi amaçlayan bir kalkınma bankasıdır. Kaynakları, bölgedeki yoksul ülkelere, ağır olmayan koşullarda kredi sağlanmasında kullanılmaktadır. Açılan kredilerle tarım, enerji, madencilik ve sanayi alanlarındaki projeler finanse edilmektedir.

ADB (African Development Bank)
Afrika Kalkınma Bankası. 10 eylül 1964'de bağımsız Afrika devletlerinin ekonomik gelişmesine yardımcı olmak amacıyla kurulmuş bölgesel bir bankadır. Merkezi Fildişi Sahili'nin başkenti Abidjan'dadır. Banka, kalkınma projelerinin değerlendirilmesi, koordinasyonu ve finansmanı ile ilgilenir.

Ad Valorem
Değere bağlı, değerine göre, değeri oranında ithal mallarına uygulanan gümrük vergisi. Bu tip vergilendirme ile gümrük vergilerinin enflasyon nedeniyle etkilerini kaybetmesi önlenir. Spesifik vergilerin, malların kalitesi arasında ayırım yapmaması nedeniyle ortaya çıkan adaletsizlikleri önler

Ademi-Merkeziyetçi Ekonomi
Bir ülkede çeşitli ekonomik birimlerin emredici bir devlet planına ve tek bir idari merkezin kararlarına uymak zorunda bırakılmadığı ekonomi tipi. Bu ekonomide piyasa ve para iktisadi birimlerin birbirinden ayrı olarak yaptığı bir çok planın uyuşmasını sağlar. Devlet uyguladığı para ve maliye politikasıyla iktisadi gelişimi etkilemekle yetinir.

ADF (African Development Fund) Afrika Kalkınma Fonu.
1972 yılında oluşturulmuş uluslararası bir kuruluştur. İyeleri arasında Afrika dışındaki ülkeler de yer alır. Afrika Kalkınma Fonu, sermaye ihracatçısı sanayileşmiş ülkelerden sağlanan kaynakların kullanımını denetlemekte ve üyelerine düşük faizli krediler açmaktadır. Amacı, Afrika Kalkınma Bankası üyesi ülkelerin ekonomik kalkınmasına ve işbirliğini geliştirme çabalarına yardımcı olmaktır.

Adi Hisse Senedi
Şirket ana sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmayan ve sahiplerine eşit haklar sağlayan hisse senedidir.

Adil Ücret
İşçiye toplumsal yaşam düzeyine göre ailesiyle birlikte geçimini sağlayacak ücret. 19. yüzyılda ilk kez papaz St Antonius tarafından tanımlanmıştır. Antonius, ücretin mal olarak ya da ayarı bozuk parayla veya eksik ödenmesini adalete aykırı saymıştır.

Adisyon
Hesapta toplam

AFL-CIO Amerikan İşçi Sendikaları Konfederasyonu (American Federation of Labor and Congress of Industrial Organization).
Amerika Birleşik Devletleri'nde hem ulusal hem de uluslararası sendikaların birleşmesiyle oluşmuş gönüllü bir kuruluştur.











Agraryan
19. yüzyıl sonunda Almanya'da çiftçi taraftarı bir partinin kurulmasından sonra, tarımcıların çıkarlarını savunan partilere ve üyelerine verilmiş olan ad. Toprağın, bu topraklarda tarım yapanlar arasında bölüştürülmesini esas alır. Bu tip partiler İsveç ve Finlandiya'da çok etkili olmuştur.

Agrovil
Eski Sovyetler Birliği'nde mesken ve zirai işletme grubu. 1949'da hazırlanan ve zirai çalışma metodlarında reform öngören bir programa göre birleştirilecek bir çok kolhozdaki halkın biraraya toplanmasını amaçlar.

Ağırlıklı Ortalama Fiyat
Bir sonraki seansa ait baz fiyatın hesaplanmasına esas teşkil eden hisse senedinin miktar ağırlıklı ve küsüratsız fiyatıdır.

AID (Agency for International Development)
Uluslararası Kalkınma Ajansı. ABD Dışişleri Bakanlığı'na bağlı, özellikle gelişmekte olan ülkelere ekonomik açıdan yardım etmek üzere 1947'de kurulan birliktir. Hükümetin dış yardımlarını dağıtır.

Aile Ücreti
19. yüzyıl başlarında ücretlerin iyileştirilmesi için mücadele eden sendikaların hedef aldıkları ölçü. Buna göre alınacak ücret, eşe ve çocuğa bakmaya yetmelidir.

Akıcılık
Piyasa giriş ve çıkışların serbest olması. Böylece malların ya da hizmetlerin,arz ve talebinin kolaylıkla birbirine uyumu sağlanmış olur.

Akord Sistemi
İşçinin ürettiği mal birimi başına üretim kararlıştırılması ve ödenmesidir.

Akredite Etmek
İtimatnameyle memur etmek, bir kimseyi, herhangi bir yerden para tahsil etmesi ya da ticari işleri yürütmesi için temsilci olarak göndermek

Akreditif
Teminat mektubu; ticaret finansmanı olarak kullanılan kredi. İthalatçı firmaların kendi ülkelerinde başvurdukları bankaları yoluyla kendilerine mal satan yabancı ülkelerde ihracat firmaları lehine açtırdıkları vesikaya dayanan kredilerdir. Bir başka deyişle, alıcının satıcı ile yaptığı satış sözleşmesinin ifası için satıcıya bazı şartlar altında belirli bir paranın verilmesi konusunda alıcının bir bankayı aracı kılmasıdır.

Akselerasyon
Borçlunun mukaveleye uymaması yüzünden alacaklının vadeden önce alacağını isteyebilmesi, hızlandırma

Akseptans
Kabul edilmiş poliçe, bir poliçeyi ödeyecek kimse tarafından poliçe bedelinin vadesinde ödeneceğinin imza yoluyla taahhüt edilmesi

Aktarılmış Nakliye
Tazminat olarak ihraç malların nakliyesini yapan bağımsız bir iş koludur.

Aktif
Herhangi bir kurumun taşınabilir ve taşınamaz tüm varlığı ile üçüncü şahıslardan borç taleplerini içeren bilançosunun bir parçası

Aktif Karlılık Oranı
Aktiflerde yapılan yatırımın net karlılığını göstermektedir. Bu oranın yüksek olması şirketler için iyidir. Fakat şirketlerin aktif karlılık oranı kadar yapılan yatırımların finansmanından öz kaynak ya da yabancı kaynak kullanıldığı da önemlidir. Bu oran aşağıdaki formülle hesaplanır:
Aktif karlılık Oranı: Net Dönem Kar'ı / Aktif Toplamı

Aktif Nüfus
Bir ülkenin üretim faaliyetlerinde bulunabilecek nüfusu

Aktüer
Hayat sigortası istatistikleri uzmanı. Sigorta şirketlerine prim belirlemede ve ödeme güçlerine paralel olarak verebilecekleri tazminatların saptanmasında yardımcı olur.

Akümülasyon
Yığılma, birikme, sermaye birikimi; yatırım veya harcama amacıyla biriktirilen sermaye

Alacak Bildirim Formu (ABF veya NTR)
Satıcı firmanın (Müşteri) Factoring şirketi ile imzaladığı sözleşme kapsamında, temlik etmiş olduğu alacakların doğduğunu Factoring şirketine bildirmesi amacıyla doldurduğu form.Not : Aynı zamanda muhasebe işlemlerinde dekont yerine kullanılabilen bir belgedir.

Alameti Farika
İmal edilen mallar için saptanan işaret, yapımcıların ya da satıcıların mallarını başka mallardan ve rakip firmalardan ayırmak için kullandıkları marka. Sanayide, küçük sanatlarda, tarımda imal olunan veya ticarette satışa çıkartılan her nevi mala, diğerlerinden ayırabilmek için bu mal ve ambalajı üzerine konan, mal üzerine konmadığı takdirde ambalajlarına yazılan ve bu amaca elverişli bulunan işarettir. Bir işaretin marka olabilmesi için üç unsur taşıması gerekir: (1) İzerine konulduğu eşyanın sanayide, küçük sanatlarda, tarımda imal edilmesi, hazırlanması, üretilmesi ya da ticari eşya olarak satışa çıkarılması, (2) O güne kadar tescilli bulunan markalardan ayırıcı bir nitelikte bulunması, (3) Satışa çıkartılan eşyanın ya da eşya ambalajının üzerine konabilmesi.

Alıcı Acenta
Satın alan acenta

Alım Vergisi
İşletme vergisi; mubayaa vergisi; perakende satışlarda tahakkuk ettirilen vasıtalı vergi. Tüketimi etkilemek gerekçesine dayanır. Ancak asıl amaç, devletin gelir sağlamasıdır. Genellikle yiyecek ve zorunlu ihtiyaç malları bu verginin kapsamı dışında tutulur. Tüketimi zorunlu olmayan mal ve hizmetleri vergilendirme gerekçesine dayanır.

Alım Kağıtları
Nakliye ücretlerini tahsil etmek için alıcıya teslim edilen belgelerdir (ticari fatura, konşimento, vb.)

Alım Satıma Aracılık
Daha önce ihraç edilmiş sermaye piyasası araçlarının aracılık sıfatıyla ve ticari amaçla alım satımını ifade eder.

Alış (Bid)
Piyasa katılımcılarının, piyasada işlem gören değerleri (döviz, menkul kıymet gibi) almaya istekli oldukları fiyattır

Alış – Satış Farkı (Spread)
İşlem gören herhangi bir kıymetin, alış ve satış fiyatı arasındaki farkı ifade eder.

Alivre
Sonradan teslim edilmek kaydıyla yapılan satış. Mahsul henüz tarladayken ve yetiştiği zaman teslim edilmek üzere önceden pay verilerek yapılan satış. Mukaveleye göre satıcının, satılan bir malı belli bir vade içinde teslim etmeyi yüklenmesidir.

Alman Okulu
İktisat biliminin , klasiklerin kullandığı soyut yöntemlerle incelenemeyeceğini, bunların tarihsel çerçeve içinde değerlendirilmesi gerektiğini savunan ve 1840-1860 yılları arasında etkin olan okul

Alonj
Bono, poliçe ve çeklerin arka yüzünde işlemler için yer kalmadığı zaman senede eklenerek üzerinde yapılan her tür işlemin senede yazılmış sayıldığı belge

Alt Yapı
Bir toplumun sosyal kurumları. Karayolu, demiryolu, teknoloji, iş gücü, enerji santralleri, eğitim ve sağlık kuruluşları gibi.

Altın
Kıymeti oranında kağıt paranın piyasaya sürüldüğü ticari değeri yüksek metal. Altının saflık ölçüsü "ayar" ile belirtilir. Saf altın 24 ayardır. 22 ayarın yüzde 91.66'sı, 18 ayarın yüzde 75'i ve 14 ayar altının da yüzde 58.33'ü saftır.

Altın Ankesi
Merkez bankalarının ihtiyat amacıyla kasalarında bulundurdukları altın stoku. Altın ankesi genellikle ulusal paranın değerini desteklemek ve dış ödemelerde kullanılmak üzere bulundurulur.

Altın Bloku
1934'de Belçika, Fransa, Hollanda ve İsviçre tarafından kendi aralarındaki ticareti geliştirmek ve paralarının değerini korumak amacıyla oluşturulmuş birliktir. Altın bloku ülkeleri sabit kur rejimi uygularken dış ülkelere karşı tarifeler ve nükleer kısıtlamalar gibi koruyucu önlemlere de başvurmuşlardır. Blok, 1935'de Belçika'nın devalüasyon yapmasından sonra varlığını sürdürememiştir.

Altın Çağ
İnsanların barış refah ve mutluluk içinde yaşadığı dünyanın ilk ve en iyi çağı. Bazı ekonomistler İkinci Dünya Savaşı sonrası zenginleşmenin başladığı 1950 yılı ile petrol krizinin başladığı 1973 yılları arasındaki dönemi de altın çağ olarak nitelemektedir.

Altın Havuzu
Altının fiyatındaki yükselmeyi belirli bir tavanla sınırlamayı amaçlayan ülkelerin 1961 yılında kurduğu bir organizasyon. ABD, İngiltere, Batı Almanya, Fransa, İtalya, Belçika, Hollanda ve İsviçre tarafından kurulan teşkilat, altının bir ons fiyatının 35.2 doları aşması halinde altın satarak belirlenen düzeyin üstüne çıkması engellenmiştir. Havuz, Fransa'nın ayrılmasından sonra 1967'de dağılmıştır.

Altın Kambiyo Standardı
Altın standardının özel bir türüdür. Bu standardı kabul eden ülkelerin merkez bankaları, kendi paralarını altınla değiştirmez, ancak değeri altın karşısında sabit ve altına konvertibl bir başka parayla değiştirir.

Altın Külçe Standardı
Paranın sadece külçe altına çevrilebildiği sistem. Altının, çıkarılan banknotların garantisi olarak külçe ya da çubuk halinde merkez bankalarında muhafaza edildiği, iç piyasada ise ödemelerin banknotla yapıldığı altın sisteminin bir türüdür. Altın külçe standardında para, altın külçe ya da çubuklar karşısında konvertibiliteye sahiptir.

Altın Rezervi
Merkez bankasında veya devlet hazinesinde kur istikrarı için külçe ya da madeni para olarak saklanan altın

Altın Sertifikası
Altına endeksli senet, ana para ve faiz ödemelerinin altınla yapılacağı senet. ABD hazinesi tarafından çıkarılan ve altını temsil eden sertifikalardır. 1933'de tedavülden kaldırılmıştır.

Altın Standardı
Mevcut altın miktarına uygun olarak banknotların altınla veya dövizle değiştirilmesi temeline dayanan para tedavül biçimi

Altın Tranşı
IMF üyesi ülkelerin bu kuruluştan sağlayabilecekleri ve "çekme hakları" adı verilen kredilerin ilk dilimidir. İye, bu kuruluşta bulunan mevduatının altın-konvertibl paralardan oluşan bölümünü, herhangi bir sınırlama olmaksızın istediği an kullanabilir.

Altın Zaman
Pazar ya da tatil günlerinde çalışanlara ek ücretlerin ödendiği dönemler

Ambargo
Ekonomik müeyyide; yaptırım; bir yasanın ya da antlaşmanın bozulması üzerine verilen cezalar; ticareti kısıtlama ya da yasaklama. Bir devletin limanlarında ya da karasularında bulunan gemilere bu sulardan çıkmamaları ya da belirli bir yükü taşımamaları emrinin verilmesidir. Sivil ve uluslararası olmak üzere iki türlü uygulanır. Sivil ambargo, bir devletin kendi gemilerini yabancı yağmasından korumak ya da malların belli bir ülkeye ulaşmasını engellemek amacıyla kendi limanlarında alıkoymasıdır. Uluslararası ambargo ise yabancı devlet gemilerinin ve mallarının alıkonulmasıdır.

AMF (Arab Monetary Fund) Arap Para Fonu;
Sandukul Maliyi Arabi. 1976'nın nisan ayında, Fas'ın başkenti Rabat'ta Arap İlkeleri Ekonomik Konseyi tarafından kabul edilen bir anlaşma ile kurulmuş, bir yıl sonra da fiilen çalışmaya başlamıştır. Merkezi Abu Dhabi'dedir.

Amortisman
(1) Borcun ana parasını taksitlerle ödeme, (2) amortisman, eskime veya aşınma payı, itfa, imha, her yıl kardan belli bir pay ayırarak sabit tesislerin aşınmasına karşılık tutma, (3) bir tesis için yatırılmış paranın yavaş yavaş kazançtan ayrılması

Analiz
Tahlil, doğrudan doğruya bir ekonomik olayı niteleyen sebep ve etki ilişkilerini, zaman ile süre ilişkilerini görev ve güç ilişkilerini aydınlığa çıkarmaya çalışma

Andlılar Grubu
26 mayıs 1969'da Bolivya, Kolombiya, Peru, Ekvador, Şili tarafından Cartagena Anlaşması ile kurulmuştur. Venezuela, 1973 yılında pakta katılmıştır. Amacı, üyeler arasında ortak bir pazar teşkil etmek, ekonomilerin uyumlu ve dengeli gelişmesini ve bunların entegrasyonunu sağlamak, dış ticareti gümrük tarifeleri, kotalar ve diğer kısıtlayıcı önlemlerin kaldırılmasıyla serbestleştirmek, bölgesel sanayileri geliştirmektir.

Angarya
(1) savaş halinde bulunan iki devletten birinin, savaşın dışında bulunan üçüncü bir devlete ait ulaşım araçlarını, özellikle de ticaret gemilerini, ele geçirip bunlardan savaşçı amaçlarla yararlanması, (2) kölelik hukukunda, kölenin ve köylünün derebeyi hesabına mecburi ve ücretsiz çalışması, (3) devletin olağanüstü durumlarda vatandaşlara ait taşıt araçlarını kullanması, (4) usandırıcı, bıktırıcı işler

Ankara Anlaşması
12 eylül 1963 tarihinde Türkiye ile AET arasında imzalanan ve 1 aralık 1964'te yürürlüğe giren anlaşmadır. Türkiye Topluluğa ilk kez 31 ağustos 1959'da başvurmuştur. Gümrük birliğinin aşamalı olarak oluşturulmasını, tarafların iktisadi politikalarının üç aşamada birbirine yaklaştırılmasını hedefler. Bunlar hazırlık dönemi, geçiş dönemi ve tam üyelik dönemidir.

Anklav
Yabancı toprakla çevrilmiş arazi, dört yanından başka bir ülkenin topraklarıyla çevrilmiş ve böylece denize açılacak limanı kalmamış toprak; az gelişmiş ülkelerde ihracata yönelik yabancı sermayenin denetiminde ve yönetiminde üretim faaliyetleri yapılan bölgesi. Ulusal ekonomi ile bağının çok az olduğu düşünüldüğünden iç büyüme üzerinde ciddi bir etki yapması da söz konusu olamaz.

Anonim Şirket
Bir unvan altında çalışmak üzere sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan kuruluştur. Anonim şirketlerde ortakların sorumluluğu taahhüt ettikleri sermaye paylarıyla sınırlıdır. Borçlar ve yükümlülükler yalnızca şirketin sermayesi ile sağlanır. Sermaye eşit paylara bölünmüştür. Anonim şirket kurmak için en az beş ortağa ihtiyaç vardır.




Antidamping Vergisi
Dış ticarette damping yaparak haksız rekabet uygulayan ülkelere karşı başvurulan bir yöntem. Damping uygulamasından gümrük tarifeleri etkinliğini kaybeder ve yerli üretim korumadan yoksun kalır. Bu durumda yerli üretimi korumak için dampingle gerçekleştirilen fiyat indirimine eşit bir gümrük vergisi konur.

Antitröst Yasaları
Piyasadaki haksız ya da tekelci sayılan uygulamaları kısıtlayan yasalar. Firmalar arası rekabet koşullarını çeşitli yasalar aracılığıyla korumaya yönelik en uzun ömürlü politika, ABD'de uygulanmaktadır. Bu tür yasaların ilki ve en ünlüsü ticareti kısıtlayan her birleşme ya da sözleşmeyi yasadışı sayan 1890 tarihli Sherman Antitröst Yasası'dır. Buna göre eyaletlerarası ticaret kurallara bağlanmış, hem iç hem de dış ticareti kısıtlayıcı her tür uygulama kanun dışı ilan edilmiştir.

Antrepo
Vergi ve resimleri ödenmiş gümrüğe tabi malların saklanması ve bazı tamamlayıcı işlemlerin yapılması için genellikle gümrüğe yakın yerlere kurulan ambar

Antrepo Rejimi
Yabancı malların tarife ödenmeksizin gümrük makamlarının denetimine bağlı kapalı yerlerde muhafaza edilmesine imkan tanıyan özel bir gümrük rejimidir. Buna göre söz konusu malların antrepolarda bekleme süresi genellikle 5 yıldır. Bu mallar ithal edilebileceği gibi sevkedilen ülkeye iade edilebilir ya da diğer ülkelere ihraç edilebilir.


ANZUS (Australia, New Zealand, USA)
Avustralya, Yeni Zelanda ve ABD'nin 1 eylül 1951'de San Fransisco'da imzalayıp 1952'de yürürlüğe koyduğu güvenlik antlaşması. Merkezi Avustralya'nın başkenti Canberra'dadır. İyelerinden birine yapılan saldırıya karşılık vermeyi taahhüt eder.

APC (Average Propensity to Consume)
Bir ekonomide mal ve hizmet için yapılan harcamaların ekonomide ulusal gelire bölünmesi. Keynes'e göre gelir seviyesi ne kadar artarsa APC oranı o kadar düşük olur.

APEC (Asia-Pacific Economic Cooperation)
Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği. 1989'da kurulmuştur.

Apel
Pay bedelinin taksitle ödenmesinin sözkonusu olduğu durumlarda, ortaklık yönetim kurulu tarafından ortaklara yapılan çağrıya denir.

API (American Petroleum Institute) Amerikan Petrol Enstitüsü. ABD'de petrol sanayi araştırma ve normalleştirme kurumudur. Ham petrolün yoğunluğu API derecesiyle ifade edilir.

APS (Average Propensity to Save)
Mal ve hizmetlere harcanmayıp tasarruf edilen miktarın ulusal gelire oranı

Ara Mallar
Hammadde niteliğini kaybetmiş, yarı üretilmiş mallar. Elbise yapımı için kullanılan kumaş, astar, iplik ve düğmelerin bir ara mal olması gibi.

Aracı Kuruluş
Sermaye piyasası faaliyetlerinde bulunmak üzere Sermaye Piyasası Kurulu’nca yetkili kılınmış bankalar ve aracı kurumlardır.

Aracı Kurum
Sermaye piyasası faaliyetinde bulunmak üzere Sermaye Piyasası Kurulu tarafından aracılık yetkisi verilmiş anonim ortaklıklardır.

Aracılık
Sermaye piyasası araçlarının, yetkili aracı kuruluşlar tarafından, kendi nam ve hesabına, başkası nam ve hesabına, kendi namına ve başkası hesabına alım satımıdır.

Aracılık Yüklenimi
Halka arz edilecek sermaye piyasası araçlarının tamamının satılacağının aracı kuruluş veya kuruluşlar tarafından ihraçcı şirkete taahhüt edilmesidir. İki türlü olur: bakiyeyi yüklenim veya tümünü yüklenim.

Arbitraj
(1) karcılık; para işlemlerinde en elverişli faydalanma şekli, bir ülke parasının değişik ülkelerin serbest döviz piyasalarında farklı değerler taşıması halinde söz konusu değer farklarından net yarar sağlama, tahvil mübadelesi. (2) ticari ihtilaflarda hakeme gitme; tartışmalı sorunların hakem aracılığı ile çözülmesi. Uluslararası arbitraj, devletler arası anlaşmazlıkların barış yoluyla çözümlenmesi yollarından biridir.

Arşimet Prensibi
Bir şirketin ya da işadamının yaptığı son iş anlaşmasının, daha önce yaptığı tüm anlaşmaların toplamından daha büyük olması hali.

Artık Değer
Artık değer teorisi Karl Marx tarafından geliştirilmiştir. Üretilen malların değeri ile bu malların üretimi için ödenen ücret arasındaki fark artık değerdir

Arz
Satıcıların malı piyasaya sürmeyi düşündükleri miktar

Arz ve Talep
Fiyat değişimlerine karşı satıcı ve alıcıların birbirine karşıt tepkilerini belirleyen, fiyatlar yükselirken piyasada arzın yükselip talebin daralması, fiyatlar düştüğünde ise arzın daralıp talebin genişlemesi durumu; sunu ve istem

Arz Yönü Ekonomisi
Ekonomik genişlemenin düşük vergi oranlarından kaynaklanacağı teorisi; ülkenin toplam mal ve hizmet arzını artıracak resmi teşviklerin istihdamı kamçılayacağı, daha büyük talep yaratarak toplumu refaha götüreceği teorisi. Bu ekole göre daha büyük arz, enflasyonu düşürücü etki yapar. Düşük vergiler, vergi gelirlerinin azalmasına neden olmaz. Tam tersine artan refah nedeniyle daha çok kişi daha fazla vergi verir.

ASEAN Güneydoğu Asya İlkeleri Topluluğu (Association of South East Asian Nations).
Endonezya, Filipinler, Malezya, Singapur ve Tayland tarafından 1967 yılında Bangkok'da kurulmuştur. Daha sonra Brunei ve Vietnam da katılmıştır. İye ülkelerin ekonomik ve kültürel gelişmelerini hızlandırmak, siyasi işbirliğini artırmak, güneydoğu Asya'da barışı sağlamak için çalışır.

Asgari Geçim İndirimi
Bireyin veya ailenin asgari geçim düzeyini sağlayacak bölümünün toplam gelirden düşülerek vergi dışı bırakılması. Uygulamada genellikle götürü bir indirim saptanmakta ve derinlemesine hesaplar yapılmamaktadır.

Asgari Ücret
Bir işçinin çalıştırılabileceği en düşük ücreti gösteren düzey. Çalışanların gelirinin belli bir düzeyin altına düşmesini engellemeyi amaçlar. Asgari ücretin belirlenmesine yol açan nedenlerin başında insani düşünceler gelir. İcret karşılığında çalışan bir kişi, salt insan olması nedeniyle uygun bir yaşam düzeyine hak kazanır.

Asıl Manifesto Gümrük Sözlüğü
Konşimentolara göre gemide tutulan yük defteri ve mahreç limanlardaki yetkili mercilerce tasdik edilmiş olan yük beyannamelerdir. Bu belgeler mahallindeki Türkiye Konsolosluklarına ilgilerce tasdik ettirilir. Manifestolarda eşyanın cinsi, kapların adedi, nevi markası, numarası ve gayrisafi ağırlığı ile konşimento veya yük senetlerini numaraları ve milletlerarası anlaşmalar ve gelenekler de göz önünde tutulmak suretiyle Gümrük Müsteşarlığının tespit edeceği diğer bilgiler gösterilir

Asit Oran
Cari oranın konsantre halidir. Dönen varlıklardan daha yavaş nakde çevrilebilen kalemler çıkartılır ve bu şirketin nakit pozisyonuna bakılır. Nakte en hızlı dönüşen kalemler ile yapılan bu likidite ölçüsü aşağıdaki formülle heseplanabilir: Hazir Değerler + Menkul Değerler Cüzdani + Tic. Alacaklar + Diğer Alacaklar / KV Borçlar.

Asli para
Merkez bankaları tarafından çıkarılan kağıt paralarla, hazine tarafından çıkarılan bozuk paraların toplamı

Asya Doları
Asya ve Pasifik havzasına yatırılmış olan Amerikan dolarları.

ASPAC (Asian and Pacific Council) Asya ve Pasifik Konseyi.
Komünist olmayan bölge ülkeleri arasında siyasal, kültürel ve ekonomik işbirliğini hedef alır. 1966'da kurulmuştur. Merkezi Bangkok'dadır.

AC (Asian and Pacific Council) Aşırı Değerlenmiş Kur Politikası
Bir ülke parasının değerinin, diğer ülke paraları karşısında bilinçli olarak değerli tutulması. Böylece ithalat ucuzlar ve hammadde ithalatı kolaylaşır.

Aşırı İstihdam
Bir ülkede ekonomik faaliyetlerin tam istihdam sınırını aşması

Aşırı Talep
Belirli bir piyasada belirli bir fiyat düzeyinden tüketicilerin almaya hazır oldukları mal miktarlarının üreticilerin satmaya istekli oldukları miktardan daha fazla olmasıyla ortaya çıkan durum. İlke ekonomisi düzeyinde de aşırı talep, toplam mal ve hizmet talebinin arzı aşan kısmını ifade eder. Bu durumda da sonuç fiyatlar genel düzeyinin yükselmesidir.

Atıl Kapasite
Firmaların kapasitelerinin altında üretim yapması

Atıl Para
Para piyasasının dışına çıkarak kullanılmayan paradır.

ATR Belgesi
Malların Türkiyeden Avrupa Birliği üyesi bir ülkeye veya Birlik üyesi bir ülkeden Türkiyeye ihraç veya ithal edilmesinde kullanılan bir belgedir.

ATM (Automatic Teller Machine) Otomatik Vezne Makinaları.
Elektronik fon transferi (EFT) sistemlerinden biridir. Önceleri sadece nakit para verebilen (cash dispenser) bu makinalar, bugün para çekmenin yanı sıra hesapların yazılı dökümünü çıkarmak, hesaba para yatırmak, hesaplar arasında para transferi yapabilmek, bazı kredi ve döviz işlemleri gibi çeşitli hizmetler sağlar.

Audit
Hesap tetkiki, hesap teftişi, bağımsız dış denetim, hesapları denetleme, şirket hesaplarının doğruluğunun dışarıdan yetkili bir şirket tarafından kontrol edilmesi. İşletmelerin mali tablolarının ve bunların dayanağını oluşturan bilgi ve belgelerin gerçekliği ve güvenirliği hakkında görüş bildirilmesi olarak anlaşılmaktadır.

Aval
Bir ticaret senedinin üzerine kaydedilmiş kefillik

Avans
Bir süre sonra geri alınmak veya mahsup edilmek üzere ödenen para, tahakkuktan önce ödenen, işlemeden ödenen, bankacılıkta belirli ve güvenceli kredi, ikraz, pey. Bankaların kısa vadeli kredi işlemleri de avans olarak adlandırılır.

Avarya
Gemiye veya yüke, kendi yıpranmalarından, buz, sis gibi doğa olaylarından, mürettebatın eylemlerinden veya savaş halinde uluslararası deniz ticaret hukukunun içerdiği özel kuralların ihlal edilmesi nedeniyle ortaya çıkan maddi hasarlar ve olağanüstü giderler.(Gümrük ve dış ticaret terimleri sözlüğü-1999)

Avi
Bankada hesabı bulunanlara hesaplarından yapılan her türlü ödeme ile hesaplarına yatırılan paralar için bankalarca kendilerine gönderilen ödeme alma bildirgesi

Avista
Poliçelere "görüldüğünde" ödenmek üzere anlamında konan terim

Avrupa Birliği
Avrupa Topluluğu'nun, 1993 yılı kasım ayından sonra benimsediği adıdır. İkinci Dünya Savaşı sonrası birleşme ve ekonomik bütünleşme isteklerinin sonucu olarak ortaya çıkmış bir örgütlenmedir. Avrupa Birliği fikri ilk olarak 1943'de Londra'da toplanan sürgün hükümetleri tarafından görüşülmüş, önce Belçika, Hollanda ve Lüksemburg arasında "Benelüks" adıyla bir gümrük bölgesi kurulmuştur. Daha sonra o dönemin en stratejik iki ürünü kabul edilen demir ve çeliğin, altı kurucu ülke (Almanya, Belçika, Fransa, Hollanda, İtalya ve Lüksemburg) tarafından ortak biçimde işletilmesi ve bu iki ürünün üst düzey bir merci tarafından denetlenmesi amacıyla Demir Çelik Birliği kurulmuş, bu kuruluş daha sonra Avrupa Ekonomik Topluluğu ve Avrupa Topluluğu olarak anılmıştır.

Avrupa Ekonomik Komisyonu
Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi'nce 28 mart 1947'de Avrupa'nın ekonomik ve teknolojik sorunlarını ele alarak savaş sonrası Avrupa'nın kalkınması için yürütülmesi gereken çalışmalara ilişkin danışmalarda bulunmak üzere kurulmuştur. Amacı, Avrupa'nın ekonomik yönden geliştirilmesini ve ilişkilerin yoğunlaştırılmasını sağlamaktır.

Avrupa Hareketi
1947 yılında Avrupa'nın bütünleşmesini desteklemek amacıyla kurulmuştur. Birleşik ve demokratik bir Avrupa için çaba gösteren bütün hükümet dışı uluslararası kuruluşlar bu hareketin üyesidir.

Avrupa Para Yılanı
Ulusal paraların Amerikan doları karşısındaki dalgalanma marjını yükselten Smithsonian anlaşmasından sonra Avrupa Topluluğu ülkelerinin 1971 yılında kendi paraları arasındaki dalgalanma marjını yüzde 2.25 ile sınırlandırması. Amerikan dolarına karşı olan dalgalanma oranı yüzde 4.5 olmuştur.

Avrupa Sosyal Fonu
Avrupa Birliği içinde iş gücünün ve çalışma imkanlarının artırılması, istihdam olanaklarının artırılması, işçilerin yaşam standartlarının yükseltilmesi, gelir adaletinin sağlanması gibi amaçlarla oluşturulmuş bir finans kuruluşudur.

Avusturya Okulu
19. yüzyıl sonlarında geliştirilen ve ürün değerinin belirlenmesinde son tüketici açısından sağlanan faydanın önemini vurgulayan iktisat kuramlarının bütünüdür. Neo-klasik okulun Avusturya kolunu temsil eden iktisatçılar grubudur. Marjinal fayda teorisine taraftardır.

Ayı Piyasası
Gelecek hakkında karamsarlığın ve fiyatların düşeceği beklentisinin hakim olduğu piyasalardır. Bu piyasalarda kişiler ellerindeki hisse senetlerini gelecekte daha düşük fiyattan satın alabilecekleri düşüncesi ile satarlar.

Aylak Sınıf
ABD'de işveren sınıfı içinde gösterişçi bir biçimde tüketim yapan asalak kesim. Terim ilk kez, Thorstein Veblen tarafından 1989'da "The Theory of the Leisure Class'' adlı kitapta kullanılmıştır. Bu aylak elitin, modern işletmelerin, Amerika'nın sanayileşmesi sırasındaki rekabetçi mücadelesinin ürünü olduğu iddia edilir. Aylak kesimin içine girdiği bu süreç, servet ve mal israfını kapsayan hedonizmin bir biçimidir. Aylak sınıf bireyleri, halkın ilgisini çekebilmek için hem savurganca hem de herkesin izleyebileceği biçimde harcama yaparlar

Ayni Ücret
İretilen malın bedelinin yine malla ödenmesi

Az Gelişmiş Ülkeler
Kişi başına düşen reel gelir düzeyinin görece düşük olduğu ve üretim kapasitesinin çok yavaş arttığı ülkelerdir. Düşük tasarruf ve yatırım hacmi, ulusal gelirin yüksek bir yüzdesini tarımsal kesimin oluşturması, tarım kesiminde çalışan iş gücünün yüksek olması (yüzde 60-90 gibi), özellikle tarım kesiminde görülen gizli işsizlik, yetersiz alt yapı, bozuk gelir dağılımı, düşük okuma/yazma oranı, yetersiz beslenme ve yüksek çocuk ölümleri, hızlı nüfus artışı, azgelişmiş ülkelerin ortak özellikleridir.

Az Gelişmişlik
Sermayenin nüfusa ve mevcut gelir kaynaklarına göre yetersiz olması; bir toplumun siyasi ve sosyo-ekonomik açıdan, gelişmiş toplumların standartlarına göre geri bir konumda bulunması. Sanayileşmemiş, tarımdan makineleşmeye geçememiş, kentleşme ve genel nüfus içinde okuma yazma oranının düşük olduğu, bilimsel ve sanatsal etkinliklere fazla kaynak ayıramayan ülkeleri niteleyen özelliktir. Terim, ilk kez Birleşmiş Milletler Genel Kurulu«nda kullanılmıştır.

Azami Factoring Hacmi (AFH )
Factoring şirketinin satıcı ( müşteri ) firmaya tanıyacağı toplam işlem hacmi .

Azalan Marjinal Fayda
Arka arkaya tüketilmeye devam edilen bir malın belirli bir noktadan sonra onu tüketen kişiye gittikçe azalan miktarlarda fayda sağlayacağına ilişkin teori. Çok susamış birinin bir bardak suya ödemeye razı olduğu fiyatın, ikinci üçüncü bardaklarda azalması gibi.

Azalan Oranlı Vergi
Vergi matrahı büyüdükçe vergi oranlarının da azaldığı vergiler

Azalan Verimler Yasası
İretim faktörlerinden sadece birinin miktarının değiştirilip diğerlerinin sabit tutulduğu durumda firmanın toplam üretiminde meydana gelecek değişmeyi açıklayan yasa. Eğer belli zaman dönemi içinde gerçekleştirilen üretimde kullanılan faktörlerden birinin miktarı artırılırsa toplam üretimde artış görülür. Ancak belirli bir noktadan sonra artış tekrar azalma eğilimine girer.




Baz Fiyat
Bir hisse senedinin seans içinde işlem görebileceği üst ve alt fiyat limitlerinin ve fiyat adımlarının belirlenmesine esas teşkil eden fiyattır.

Baz Puan (Basis Point)
Faiz oranlarındaki değişimi ifade eden bir ölçüm birimidir. Noktadan sonraki 4 üncü haneye karşılık gelir (0.0001). Örneğin fazi oranının % 65.25’den % 66.75’e yükselmesi durumunda 150 baz puanlık bir artış söz konusudur. Diğer bir deyişle baz puan % 0.01’e karşılık gelmektedir

Bebek Endüstrisi
Gelişmekte olan ülkelerde, güçleninceye kadar dış rekabete karşı korunan yeni kurulmuş sanayi dalı. "Yavru Sanayi" de denir. Zengin ülkeler, tekstil, deri gibi yaşlanmış sanayi dallarını da gelişmekte olan ülkelerin rekabetinden korumaya çalışır.

Bedelsiz İthalat
Yurt dışına döviz transferi yapılmadan mal ithal edilmesi. Yurt dışında çalışan işçilerin ya da geçici görevle yurt dışına giden devlet memurlarının dönüşlerinde getirdikleri kişisel ya da mesleki kullanıma yardımcı nitelikteki mallardır.

Bedelli Sermaye Artırımı
Şirketlerin sermaye artırımı karşılığında çıkardıkları hisse senetlerini nominal değerinden veya daha yüksek bir fiyattan satmak suretiyle gerçekleştirdikleri sermaye artırımlarına denir.

Bedelsiz Sermaye Artırımı
Anonim ortaklıkların, iç kaynaklarından yaptıkları sermaye artırımı karşılığı çıkardıkları hisse senetlerini bir bedel almaksızın ortaklarına dağıtarak gerçekleştirdikleri sermaye artırımlarıdır.

Belgeler İçin Ödeme
Mal alımında transfer belgeleri için yapılan nakit ödemedir.

Belgesel Taslak
Belgelerin iliştirildiği taslaktır.

Benchmark (Ölçüt)
Ölçüm ve karşılaştırma kriteri anlamında kullanılmaktadır. Örneğin portföy yönetiminde, benchmak portföy, bu yapı dışında oluşturulan portföylerin performans (getiri ve risk anlamında) başarısının ölçümüne esas alınan portföydür. Diğer bir örnek; benchmark menkul kıymetler, piyasada yeterince likiditeye sahip, ihraç eden kurum tarafından bu özelliğinin devam ettirilmesi söz konusu olan ve piyasada benzer ihraçlar için bir referans teşkil eden kıymetlerdir.

Benchmarking
Tezgah çalışması; bir kuruluşun kendi sektöründen veya dışından başarılı bir kuruluşu referans alarak karşılaştırma yapması ve daha iyi olmaya çabalaması; aynı sektörde çalışan şirketlerin birbirlerinin ürünleri üzerinde yaptığı inceleme, piyasa araştırması, pazarlama taktiklerinin belirlenmesi gibi etkinlikler; bir şirketin rakiplerinin üretimden yönetim şekline kadar tüm yöntemleri detaylı olarak incelemesi ve kendi şirketine adapte etmesi

Benelüks
Belçika, Hollanda ve Lüksemburg arasındaki gümrük anlaşması. İlk kez 1921'de Belçika ve Lüksemburg birleşme girişiminde bulunmuş, bu birlik İkinci Dünya Savaşı'na kadar sürmüş, savaş sonrasında da Hollanda'nın katılımıyla 1 kasım 1960'da 'Benelüks Ekonomik Birliği' resmi nitelik kazanmıştır.

Bertran Çözümü
İki satıcının egemen olduğu bir piyasada satıcıların fiyat politikası uygulayarak nasıl dengeye geldiklerinin araştırılması

BES (Business Expansion Scheme) İş Genişletme Programı.
BSS (Business Start Up Scheme) kavramının yenileştirilmiş şeklidir. Girişimcilerin riskli yatırımlara girmelerini teşvik eder. Karşılığında vergi kolaylığı sağlar.

Beş Yıllık Plan
(1) ülkede orta vadede uygulanacak ekonomi politikalarının genel gelişme yönünü, hedeflerini, kaynaklarını, koşullarını öngören kararlar. (2) endüstriyi ve kollektif tarımı yaygınlaştırmak için Rusya'da Stalin yönetimi tarafından uygulanan plan. 1928-1932 dönemini kapsayan Birinci Beş Yıllık Plan, büyük çapta acı çekilmesine yol açmakla birlikte dev bir sosyal devrim niteliği taşımış, ağır sanayinin geliştirilmesine, merkezileştirilmiş bir tarımsal ekonominin kurulmasına zemin hazırlamıştır. 1933-1937 dönemini kapsayan İkinci Beş Yıllık Plan, daha çok tüketim malı üretilmesini amaçlamıştır. 1938-1942 tarihleri arasındaki İçüncü Beş Yıllık Plan, özellikle silahlanma ve savunma sanayine yöneliktir.

Beşeri Sermaye
Kişilerin üretken bir biçimde çalışmaları ve hizmetleri karşılığı gelir elde etmelerine imkan veren kazanılmış beceri ve kapasiteler

Beyan Sahibi
Kendi adına beyanda bulunan kişiyi veya adına beyanda bulunulan kişiyi ifade eder

Beyaz Yakalı
El emeğine dayanmayan bir iş yapan

Beyin Göçü
Az gelişmiş ülkelerden gelişmiş ülkelere nitelikli iş gücü, bilim adamı ve araştırmacı göçü. Gelişmiş ülkeler arasında da olabilir. Ancak ekonomik ve sosyal etkileri açısından daha etkileyici olduğu için az gelişmiş ülkeler için önemlidir.

Bırakınız Yapsınlar
Ekonomik liberalizm; sınırsız dış ticaret politikası; ekonomik gelişmenin bireysel çıkarlara dayandığı ve bireylerin serbestçe davranmasına imkan verilmesi savı; devletin ekonomik etkinliklere, sanayi ve ticaret işlerine müdahale etmemesi prensibi; en az devlet müdahalesine dayalı politika

Bilanço
Envanterde gösterilen kıymetlerin değerleri itibariyle tasnifli ve karşılıklı olarak tertiplenmiş özeti; bir işletmenin belirli bir dönem sonunda, bütün varlıklarını, alacaklarını ve borçlarını göstermek üzere düzenlenen ve işletmenin ekonomik durumunu muhasebe diliyle ifade eden cetvel; işletmenin belli bir tarihte sahip olduğu aktif, pasif ve öz varlığını (kaynaklarını) gösteren tablo...

"Bir şirketin dönemsel faaliyetleri sonucu, dönem sonunda hazırladıkları (31 Mart, 30 Haziran, 30 Eylül ve 31 Aralık) ve yayınladıkları tablolardır. Şirketin portresini çizen bu tablolar muhasebe dilinde ""t tablosu"" olarak adlandırılır."

Bilateralizm
İki taraflılık; bütün dünyada ticari engellerin ortadan kalktığı bir dönemde daha önem kazanan ikili ilişkiler; iki ülke arasında yapılan, hükümleri başka ülkeleri bağlamayan, özellikle ticaret ve ödemelerle ilgili ikili anlaşmaları içeren sistem. Söz konusu ülkelerin, uluslararası ticarette diğer ülkelere tanımadıkları ayrıcalıkları birbirlerine tanımalarıdır. Bu ayrıcalıklar, kapsamlı ithalat kotaları ya da gümrük tarifesi indirimleri biçiminde olabilir. İki yanlılık, GATT ilke ve kurallarının onaylamadığı bir dış ticaret ilişkisidir. Bu ilişki biçimi, İkinci Dünya Savaşı'nı izleyen yıllarda AET ve EFTA gibi birçok ülkeyi bünyesinde toplayan ekonomik bütünleşmelerin doğmasıyla etkinliğini kaybetmişti

Bilgisayar Sistemi Gümrük idarelerinde gümrük işlemlerinin yürütüldüğü yerel veya geniş alan ağı ile birbirine bağlı entegre bilgisayar sistemini anlamına gelir.

Bilgisayarlı Gümrük Etkinlikler (Bilge)
Eşyanın gümrük sahasına girişinden çıkışına kadar tüm gümrük işlemlerinin gerçek zamanlı olarak bilgisayar ortamında yürütülmesine ilişkin olarak kullanılan bir yazılımdır.

Bileşik Faiz
Bir yatırımın yatırım dönemi boyunca kazandığı faizin de yeni yatırım döneminde yatırıma tabi tutulması sonucu elde edilen getiriyi gösteren faizdir. Diğer bir deyişle faizin de faiz kazanmasıdır.

Bimetalizm Altın ve gümüşe dayalı para sistemi; çift maden sistemi.
Bu sistemde altın ve gümüş arasında belli bir değer oranı vardır. Oran, 16 ons gümüşün 1 ons altına eşit olmasıdır. Ancak bu yasal orantının, metallerin ticari değeriyle ilişkisi yoktur. Her iki maden de birlikte dolaşımda bulunur.

Bireyci Ekonomi
Fertlerin çıkarlarını amaç edinen ekonomik görüş. Bu görüşe göre toplum kişiyi alet olarak kullanmaz. Kendisi kişinin rahatını sağlayacak bir alettir. Ferdiyetçilik aşırı bir görüşe uyularak kişinin herşeyi kendine göre ayarlaması, her türlü bağdan sıyrılması olarak kabul edilmiştir. Karşıtı kollektivizmdir.

Birikmiş Faiz
Bir yatırımın, yatırım dönemi içerisinde, ödeme tarihine kadar üzerinde biriken faizdir. Örneğin, 6 ayda bir dönemsel % 30 kupon ödemeli 100.000 TL ‘ den ihraç edilen bir devlet tahvilini almak için, piyasa oranının değişmediği varsayımı ile 3 ay sonra ödenmesi gereken fiyat yaklaşık 115.000 TL’ dir (dönem sonunda toplam 30.000 TL faiz kazanması için, bu durumda ikinci 3 ay için % 13.04’ lük bir getiri söz konusudur). Buradaki 15.000 TL yatırımın üzerinde biriken faizi ifade etmektedir

Birincil Piyasalar
Menkul kıymetleri ihraç eden şirketler ile tasarruf sahiplerinin doğrudan doğruya karşılaştıkları piyasalardır. Diğer bir anlatımla, menkul kıymetlerin ihraçcı kuruluşlarca tasarruf sahiplerine ilk kez satışa sunulduğu piyasalardır.
Benzer şekilde, devlet iç borçlanma senetlerinin, T.C. Hazine Müsteşarlığı tarafından ihale yöntemi ile satımı da bir birincil piyasa işlemidir. Bu senetlerin daha sonra yatırımcılar arasındaki alım-satımları ise ikincil piyasa olarak adlandırılan piyasalarda gerçekleşmekt





Birikmiş Faiz
Bir yatırımın, yatırım dönemi içerisinde, ödeme tarihine kadar üzerinde biriken faizdir. Örneğin, 6 ayda bir dönemsel % 30 kupon ödemeli 100.000 TL ‘ den ihraç edilen bir devlet tahvilini almak için, piyasa oranının değişmediği varsayımı ile 3 ay sonra ödenmesi gereken fiyat yaklaşık 115.000 TL’ dir (dönem sonunda toplam 30.000 TL faiz kazanması için, bu durumda ikinci 3 ay için % 13.04’ lük bir getiri söz konusudur). Buradaki 15.000 TL yatırımın üzerinde biriken faizi ifade etmektedir.

BIS (Bank for International Settlements) Uluslararası Ödemeler Bankası.
Bütün merkez bankalarının bankası niteliğindedir. 1930'da kurulmuştur. Amacı, Alman savaş borçlarına ait hesapların ve ödemelerin tanzim edilmesidir. Günümüzde ise merkez bankaları arasındaki ilişkileri düzenlemek, işbirliğini geliştirmek, çeşitli uluslararası finans işlemlerinin kolaylaştırılmasını sağlamak, uluslararası mali operasyonlar için kolaylık temin etmektir.

Blankizm
Bir avuç devrimci komplocunun iktidarı ele geçirmesiyle kapitalist sömürüye son verilebileceğine inanan ünlü politik eylemci Louis Auguste Blanqui'nin (1805-1881) adıyla anılan 19. yüzyıl Fransız devrimci hareketi. Blankistler, işçi sınıfının kitlesel işçi hareketine dayanan politik bir parti içinde örgütlenmesinin zorunluluğunu reddetmişler ve kaçınılmaz olarak devrimi başarısızlığa mahkum etmişlerdir.

Blok Satış
Emir miktarı şirketin ödenmiş/çıkarılmış sermayesinin % 10’unu aşan satış işlemidir.

Blokaj
(1) Paranın harcanmasını yasaklama, bir varlığın, yetkili mercilerin izni olmadan sahibi tarafından kullanılamaması; yasal koşullara uygun olarak sahibinin tasarrufuna ve kullanmasına izin verilmeyen dondurulmuş değer. Bloke hesap uygulaması, icra veya vergi borçlarından veya dış politika nedenlerinden kaynaklanabilir. (2) Abluka; bir devletin bir başka devlete karşı uygulayabileceği çeşitli önlemlerdir.

Boğa Piyasası
Talebin arzdan daha çok olduğu ve borsada fiyatların tırmanışa geçtiği dönemi ifade eder.

Bolluk Ekonomisi
Bir ülkenin tüm bireylerinin hayat seviyesini üst düzeye ulaştıracağı ileri sürülen ekonomik düzen; bir ülkede mevcut satın alma gücünün tüketim malları sanayini tam kapasite ile çalıştırmaya yetecek kadar yüksek olması

Bologna Ekolü
Faizin yasaklanmaması gerektiğini savunan ekol. 12. ve 13. yüzyıllarda Bologna kentinin hukukçuları tarafından, faiz alınmasına karşı çıkan Katolik Kilisesi'ne tepki olarak ileri sürülmüştür.

Bon Marşe
1852'de Paris'te Aristide Boucicaut tarafından açılmış ve kısa sürede genişlemiş mağazalar zinciri. Satış hacmi, sekiz yıl içinde on katına, sahibi öldüğünde de yüz katına çıkmıştır.

Bonifikasyon
(1) Vergi muafiyeti, bir verginin kaldırılması, teşvik amacıyla bazı ihraç mallarının vergiden istisna edilmesi, (2) Müşterinin uğrayacağı zararı karşılamak amacıyla satıcının verdiği mal fazlası veya fiyat indirimi. Fiyat indirimi, çok miktarda mal satın alan müşterilere de yapılabilir

Bono Borç Senedi.
Bir bedelin kayıtsız şartsız ödeneceğini ifade eder. Düzenleyenin imzasını, düzenleme tarihini, alacaklının ismini, bono veya emre muharrer senet sözcüklerini içeren bir taahhüt senedidir. Taahhüt senedinin bono sayılabilmesi için bu şartları içermesi gerekir. Düzenleme yeri veya ödeme yeri ifadelerinden birinin bulunmaması bononun niteliğini değiştirmez. Ancak her ikisi de belirtilmemişse taahhüt senedi bono değil adi senet kabul edilir.

Bonservis
İşten ayrılan birine yöneticiler tarafından verilen, ilgilinin işini ve çalışmalarını özetleyen hizmet belgesi; tavsiye mektubu

Borç
Bir kişi veya kuruluşun diğerine karşı yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülük.

Borç/Servis Oranı
Dış borçların ana para, faiz ve diğer ödemelerin yıllık toplamının, cari ödemeler bilançosunda yer alan döviz kazançlarına (ülke ihracatına) oranı. Bir ülkenin borçlarını geri ödeme kapasitesini ortaya çıkaran göstergelerden biridir. Bu oran elde edilen dövizin ne kadarının borç ödemelerine ayrıldığını gösterir.

Borç Devir Hızı
"Borçların satışların maliyetine oranlanması; şirketin borçlarını ne hızda ödediğini gösterir. Bu oranın düşük olması şirket için o kadar iyidir."

Borç/Özsermaye Oranı
Şirket, işletme sermayesi ve yatırımlarının finansman ihtiyacını dış kaynaklardan mı (borç) yoksa iç kaynaklardan mı (özsermaye) karşıladığını gösterir. Ülkemizde dış kaynak finansmanı genelde içsel kaynaklardan daha yüksek maliyetli olduğu düşünülürse bu oranın düşük olmasi tercih edilir.

Borçlanma Oranı
İşletmenin borçlanarak sağladiği yabanci kaynaklar ile, ortakların sağladığı ve faaliyet sonucu yaratılan özsermaye arasındaki ilişkiyi göstermektedir. Borçlar Toplamı / Özsermaye formülü ile hesaplanır.

Borçlu / Alıcı
Vadesinde faturanın bedelini ödemekle yükümlü olan ve malların alıcısı konumunda olan firma.

Borçlu İşlem Hacmi (BİH )
Satıcı firmanın her borçlusu için ayrı ayrı tanınan azami işlem hacmi .

Borçlu Ödeme
Faturanın vadesinde alıcı tarafından ödenmesi .

Borsa
Mübadele konusu olan mal ve değerli maddelerin ortada olmadan kağıtlarla alınıp satıldığı Pazar

Borsa Eksperleri
Menkul kıymetlere ilişkin alım-satım emirlerinin ilgili iç yönetmelikte belirtilen esaslara göre karşılaştırılması ile fiyatların teşekkülünü izleme ve alım satım işlemlerinin sonuçlandırılmasını sağlamakla yükümlü olan görevlilerdir.

Borsa Emirleri
Müşteri emirleri, aracı kurum üye temsilcileri tarafından seans içinde borsa bilgisayar sistemine aktarıldığında borsa emrine dönüşür.

Borsa Fiyatı
Borsada belirli kurallara göre işleyen organize pazarlarda işlem gören menkul kıymetlerin, borsadaki arz ve talep koşullarına göre oluşan fiyatıdır.




Borsa Payı
Borsa üyelerinin, Borsa’da gerçekleştirdiği işlem hacmine göre hesaplanarak Borsa’ya ödenen meblağ olup Borsa Yönetim Kurulu’nca belirlenir.

Borsa Üyeleri
Sermaye Piyasası Kurulu’ndan yetki belgesi ve Borsa’dan üyelik belgesi almış aracı kuruluşlardır.

Borsaya Kote Olmak
Borsanın izniyle halka arz edilecek hisse senetlerinin, borsaya kaydedilmesidir. Kote ettirilmemiş senetlerin ticareti olanaklı değildir. Kote olmuş senet, ilgili borsada tanındığını ve alım/satımının yapılmasına izin verildiği anlamına gelir. Hisse senetlerinin ticaretinin yapıldığı bir piyasa olan her borsanın kendine özgü kuralları vardır

Bowley Teorisi
Düopson durumunda kar ve üretim miktarının ilişkilerini saptayan kuram. İngiliz ekonomist ve istatistikçi Arthur Lyon Bowley tarafından ileri sürülmüştür. Bir malın iki satıcısı olması durumunda, bunların arasındaki rekabetin bir ölüm kalım savaşına varmaması için fiyatları nasıl saptamaları gerektiğini açıklar.

Boykot
Bir topluluğun bir kişi, kuruluş ya da ülkeyle ilişkilerini kesmesi.

Brandt Raporu
1977'de Dünya Bankası'nın önerisi üzerine az gelişmiş ülkelerin sorunlarını incelemek ve çözüm yolları önermek amacıyla Alman siyaset adamı Willy Brandt'ın başkanlığında bir komisyon kurulmuştur. Komisyon çalışmasını 1980 yılında, 'Kuzey-Güney: Yaşam Savaşı İçin Bir Program' adı altında yayınlamıştır. Rapor zengin Kuzey ile yoksul Güney arasında büyüyen açığı vurgular.

Brent Piyasası
Kuzey Denizi petrolünün piyasası

Bretton Woods Konferansı
1944 yılında Dünya Bankası ve IMF'nin kurulduğu konferans.
İkinci Dünya Savaşı sonrası, uluslararası ödemeler ve sermaye hareketleri açısından genel bir düzenleme yapılmasına, uluslararası bir para kuralı belirlenmesine ilişkin olarak yapılan toplantı

Broker
Simsar, acente, komisyoncu, yatırımcılar için ticari işleri yürüten kişi, mal alışverişinde acentelik yapan kimse

Brüt Ağırlık
Bir nakliyede malların ambalajıyla birlikte toplam ağırlığıdır.

Brüt Kar Marjı Oranı
İşletmenin satışlarının brüt karlılığını göstermektedir. Brüt satış Karı / Net satışlar formülü ile hesaplanır

Bullionizm
Altın, gümüş ya da diğer değerli madenlerin külçe halinde ihracatının yasaklanması

Bundesbank
Federal Almanya Merkez Bankası

Business to Business Commerce (B2B)
İnternet aracılığı ile iki işyeri arasında gerçekleşen ticari işlemler. Geçmişte Elektronik Veri Alışverişi (EDI- electronic data interchange) ile yapılan Bu ticaret şekli günümüzde XML teknolojileri ile yapılmaya başlanmıştır.

Business to Consumer Commerce (B2C)
İşyerleri ve bireyler arasında gerçekleşen ticari işlemler.

Bütçe
Gelecekte belli bir dönemde gerçekleşmesi öngörülen gelir ve giderlerin karşılıklı tahminlerini içeren cetvel; belirli bir süreyi, çoğunlukla takvim yılını veya ekonomik yılı kapsayan, devlet gelir ve giderleri planının parasal göstergelerle ifadesi. Geniş anlamıyla bütçe kurumların, örgütlerin, kuruluşların ya da kişilerin belirli bir süre içindeki gelir gider planlarıdır.

Bütçe Açığı
Devletin harcamalarının, gelirlerinden yüksek olması

Bütçe Dengesi
Devlet harcamalarının gelirlerine eşit olması

Bütçe Fazlası
Devlet gelirlerinin harcamalarından yüksek olması

Büyüme
İş gücü, doğal kaynaklar ve donanımda, kişi başına bir yıldan geçen yıla oranla daha yüksek bir gelir sağlayacak şekilde kaydedilen artış

Büyüme Oranı
Milli gelirin bir önceki yıla göre artış oranı. Belli bir dönemin sabit fiyatlarla GSMH'sinin, bir önceki yılın aynı döneminin GSMH'sine bölünmesiyle bulunur. Sanayileşmiş ülkelerde, ekonominin bir yıl veya üç aylık dönemler itibariyle performansını ölçerken gayrısafi milli hasılanın büyüme hızı kullanılır. İç aylık hesaplamalar ekonominin seyrinin daha iyi izlenmesi için yapılır. Böylece hükümete ekonominin gidişi konusunda ipuçları verilir ve gerekli önlemlerin alınması için bir erken uyarı sistemi görevi görür. Sanayici ve işadamları büyüme oranının seyrine göre üretim, satış ve yatırım programlarını daha sağlıklı bir şekilde yapabilirler.

ΣMЯΣ ΛΥDıП
06-04-2008, 09:23
C

CACM (Central American Common Market)
Orta Amerika Ortak Pazarı. 1960'da imzalanan anlaşma gereği 1961'de kurulmuştur. Merkezi Guatemala City'dedir. İyeleri: Costa Rica, El Salvador, Guatemala, Honduras, Nikaragua.

Call Option
Opsiyon, sahibine, opsiyona konu olan kıymeti, kontratta yazan fiyattan, kontrat vadesinde herhangi bir yükümlülük doğurmadan alma hakkı verir. Bu tür bir mali araçta, vadede, opsiyona konu olan kıymetin fiyatı kontrat fiyatının altında gerçekleşirse opsiyon sahibi bu hakkını kullanmaz ve işlemini daha düşük olan piyasa fiyatından gerçekleştirebilir.

Cambridge Okulu
Cambridge İniversitesi'nden bir grup ekonomistin oluşturduğu topluluk. Okulun kurucusu, 1885-1908 arası Politik İktisat Kürsüsü Başkanlığı yapmış olan Alfred Marshall'dır. Keynes'in hocası olan Marshall, o zamana dek makro ekonomiye yönelik olan dikkatlerin mikro ekonomiye çekilmesini sağlamıştır. En büyük başarılarından biri mikro ekonomiyi arılaştırıp geliştirmesidir.

Cari Kur
Gerçek kur. Döviz piyasasında günlük olarak döviz alım, satım işlemleriyle oluşur.

Cari Varlıklar
Satılabilir pay senedi ve tahviller, alacaklar, stoklar, kasa ve öteki döner varlıklardın oluşan bütün.

CAMO (Common African and Mauritius Org.)
Afrika ve Madagaskar Ortak Grubu. 1965 yılının şubat ayında kurulmuştur. 1970'de Afrika, Madagaskar ve Mauritius Ortak Örgütü (OCAMM) adını almış, 1974'te de Madagaskar'ın örgütten çıkmasıyla yeniden eski adını kullanmıştır

CARICOM (Caribbean Common Market)
Karaibler Topluluğu ve Ortak Pazarı. Bölgesel ve uluslararası bir örgütlenmedir. 1973'de kurulan örgütün amacı, Karaib ülkeleri arasındaki işbirliğini ve bölgesel ticareti geliştirmektir.

Category Killer
Uzman mağaza; belli bir sektörde satış yapan mağaza. Amerika Birleşik Devletleri«nde ortaya çıkmış bir perakende satış şeklidir. Önce geleneksel ticaret ve perakendecilik anlayışının egemen olduğu bir pazar boşluğu belirlenir. Hayat tarzı ve talep analizleri yapılarak, hangi tür malların satış şansı olduğu araştırılır. İnsanların yoğun olarak yaşadığı ve on kilometre çapında bir alana hizmet verecek bir yerde mağaza açılır.

CE İşareti
"Bir ürünün Avrupa Birliği direktifleri ile belirlenen sağlık, güvenlik, çevrenin ve tüketicinin korunması gereklerine uygun olduğunu gösteren bir Birlik işaretidir. "

CEO (Chief Executive Officer)
Genel Müdür

CF
Fiyatın mal bedeli ve taşıma masraflarından ibaret olduğunu gösteren kısaltma

CFR Ticari
Mal bedeli ve navlun.

Chaebol
Güney Kore'nin holdinglerine verilen ad

CIF (Cost-Insurance-Freight)
Bir malın maliyet, sigorta ve navlun ücretlerini kapsayan fiyatı; müşterinin limanına teslim, malın ihraç olunan yere teslimi

CIO (Chief Information Officer)
Şirketin enformasyon sistemleri ve bunlarla ilgili kaynaklardan sorumlu üst düzey yönetici

Ciro
(1) çekin arkasını imzalama, (2) bonodan doğan hakların bir başka kimseye senet sahibi tarafından devredilmesi, (3) bir şirketin bir yıllık iş hacmi

Clayton Yasası
1914'de çıkarılan ve rekabeti büyük ölçüde azaltacak girişimleri yasaklayan yasadır. Piyasadaki toplam malın önemli bir kısmını üreten tekellerin gelişmesinin denetim altında tutulmasını hedeflemiştir.

Colbertism
Fransız Merkantilizmi, Sanayi Merkantilizmi; 1664-1681 arasında uygulanan, ülke sanayini geliştirerek ihracatı artırma politikası. Bu çabaya özel sektör kadar devlet de yoğun şekilde katılmalıdır. Devlet eliyle sanayileşmenin desteklenmesine, koruyucu dış ticaret politikasıyla ithalatın kısılarak ihracatın artırılmasına, ithalata yüksek vergiler uygulanmasına yönelik bir dizi politika düzenlenmesini içerir.

Colombo Planı
Güney ve güneydoğu Asya'daki Batı yanlısı ülkelere ekonomik yardım yapılması amacıyla 1950'de uygulamaya konan plan. Başta İngiliz milletler Topluluğu çerçevesinde gelişen bu örgütlenme, diğer Asya ülkelerinin de dahil olmasıyla genişlemiştir.

Comecon (Council for Mutual Economic Aid)
Karşılıklı Ekonomik Yardım Konseyi; Doğu Bloku Ortak Pazarı. CMEA olarak da bilinir. Ekonomik amaçlı uluslararası bir örgütlenmedir. İye ülkelerin kalkınma planlarının koordinasyonuna ve ekonomik gelişmelerine ağırlık vermiş, bu amaçla öneriler hazırlamıştır.

COMESA
Doğu ve Güney Afrika Ortak Pazarı. 1983 yılında açılan Doğu ve Güney Afrika Tercihli Ticaret Bölgesi, 1993 yılında 21 ülkenin ortaklığı ile bir ortak pazara dönüşmüştür. Amaç, üye ülkeler arasında gümrüksüz ticaret yapmaktır. İyeler: Angola, Burundi, Cibuti, Eritre, Etiyopya, Kenya, Komor Adaları, Kongo, Madagaskar, Malawi, Mauritius, Mısır, Namibya, Ruanda, Seyşel Adaları, Sudan, Swaziland, Tanzanya, Uganda, Zambiya, Zimbabwe.


Çapa (Nominal Anchor)
Ekonomik karar alma süreçlerinde referans olarak alınan büyüklükleri ifade etmek için kullanılır. Örneğin kur çapası kavramı, Merkez Bankasının kur için belli öngörüleri sonrasında, diğer ekonomik birimlerin de bu öngörüye güven duyması ile birlikte, alınan ekonomik kararlarda kurun, kurdaki artışın esas alınması ve fiyat, ücret artışı, yatırım gibi kararlarının kur politikası çerçevesinde şekillenmesini ifade eder. Bu tür bir çapaya (politikaya) güvenin olmaması halinde, seçilen büyüklükler bu özelliklerini kaybederler. Parasal büyüklükler, faiz oranları, enflasyon, büyüme oranları “çapa” olarak kullanılan büyüklüklerdir. Özellikle son yıllarda, kur ve faiz oranı gibi büyüklüklerin çapa olarak kullanımında ortaya çıkan güçlükler, enflasyonun bu amaçla kullanımını yaygınlaştırmıştır.

Çapraz İşlem
İşlemin alıcı ve satıcı tarafının aynı üye olması durumunu ifade eder. Bu şekilde işlem oluşturmaya yönelik emirler (Cross Orders), belirli kurallar dahilinde işlleme tabi olurlar.

Çapraz Kur
Bir ulusal paranın dışında iki yabancı paranın birbiri karşısındaki değiştirilme oranıdır.

Çek
Para yerine kullanılan değerli kağıt; herhangi bir kredi kurumunda hesabı bulunan bir kimsenin özel işaretli bir matbu kağıtla, söz konusu kişiye ya da kağıda sahip kişiye yazılı miktar kadar para ödenmesine ilişkin verdiği yazılı emir, bir bankada ticari hesap açtırmış olan kimsenin gerek kendisine gerekse de başkasına ödeme kolaylığı gösteren yazılı talimat.

Çekirdek Enflasyon (Core Inflation)
Tüketici ve Toptan Eşya Fiyat Endeksleri gibi genel kullanıma açık mal ve hizmet sepetlerinden oluşan enflasyon endekslerinin temel enflasyonist eğilimleri tam olarak yansıtmadığı varsayımı ile, bazı mal grupları ile fiyat değişmelerine yol açan bir takım unsurların enflasyon endeksinden çıkarılması sonucu ulaşılan bir enflasyon tanımıdır. Bu amaçla, dışsal etkilere (enerji fiyatlarında artış, mevsimsel koşullar, maliye politikası vs) daha açık olan ve geçici nitelikler taşıyabilen, enerji, temel gıda maddeleri fiyatları ve dolaylı vergiler bu tür enflasyon hesaplamaları içerisine katılmamaktadır. Amaç, fiyatlar genel seviyesindeki değişimi sürekli kılan unsurları tespit etmek ve bunlara yönelik daha gerçekçi politika kararları alabilmektir. Özellikle, enflasyon hedeflemesine yönelen ülkelerde bu türden alternatif endeks oluşumları değişik formları ile kullanılmaktadır. Türkiye’de Özel İmalat Sanayi Fiyat Endeksi "çekirdek enflasyon" olarak adlandırılmaktadır.

Çevre Ekonomileri
Geri bıraktırılmış ekonomi. Arjantinli ekonomi profesörü Raul Prebisch tarafından ileri sürülmüştür. Prebisch, gelişmiş ekonomilere de "merkez ekonomileri" demiştir. Merkezde olup bitenler çevreye daha geniş ölçüde yansır. Merkez ekonomilerde gelir düşmesi görülmeye başlamışsa çevre ekonomilerinde bu düşme daha büyük ölçüde olmaktadır.

Çevrilebilir Para Birimi
İstendiğinde alınıp satılabilen para birimidir.

Çıkarılmış Sermaye
Kayıtlı sermaye sistemine tabi ortaklıkların satışı yapılmış hisse senetlerini temsil eden sermayeleridir.

Çift Metal Kuralı
Para değerinin altın ve gümüşe göre saptanmasıdır. Güçlüğü, iki metal arasındaki değişim oranının belirlenmesindedir. 19. yüzyıl ülkelerinin genellikle kabul ettiği oran 15-16 ölçek gümüşün bir ölçek altına denkliğidir. Ne var ki, bu iki metalin değer oranı değiştiği zaman, değer kazanan metalden yapılan paraların halk tarafından saklandığı ve ortadan kaybolduğu görülmüştür. Bu kural, 1870'lerde terkedilmiş, yerine altın kuralı kabul edilmiştir.

Çift Vergileme
Bir vergi konusunun iki kez vergilendirilmesi

Çoğaltılabilen Mallar
Miktarı her zaman için üretimle artırılabilen mallar. Ekmek, peynir, otomobil gibi.

Çoğaltılamayan Mallar
Miktarının artırılması mümkün olmayan mallar. Tarihi ve antika eşyalar gibi.

Çok Fiyat-Sürekli Müzayede Sistemi
"Çok fiyat yöntemi; bir menkul değer için verilen alım satım emirlerinin fiyat ve zaman önceliği kurallarına uygun olarak teker teker karşılaştırılması sonucunda oluşan fiyatlarla alım satım işleminin gerçekleştirilmesidir."

Çok Uluslu Şirket
Birden fazla ülkede üretim ve pazarlama faaliyetleri olan firma. Genellikle dünya pazarları için üretim yaparlar. Gelişme stratejilerini global olarak saptarlar. Özellikle İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra yaygınlaşmışlardır.

D

DAC (Development Assistance Committee)
Kalkınmaya Yardım Komitesi. OECD bünyesinde özel bir komitedir. İyeleri: Avustralya, Avusturya, Belçika, Danimarka, Finlandiya, Yeni Zelanda, Norveç, İsviçre, ABD, Fransa, Japonya, Almanya, İngiltere, Hollanda, Kanada, İsveç, İtalya, AT Komisyonu.

Dağıtıcı
Bir üreticinin mallarını direk olarak satan ve hizmeti veren yabancı acentadır.

Dalga Etkisi
Bir ülkedeki ekonomik canlanmanın komşularına da yansıması

Dalgalı Borçlar
Devletin gelir ve giderleri arasında zaman açısından ortaya çıkan farkları gidermek amacıyla sağladığı kısa vadeli krediler

Dalgalı Döviz Kuru
Ulusal paranın değerinin serbest piyasada döviz arz ve talebine göre belirlendiği sistem. "Serbest döviz kuru sistemi", "yüzen kur sistemi", "esnek döviz kuru sistemi" gibi isimler de verilmektedir. Bu sistemde döviz kuru günlük olarak herhangi bir kamu müdahalesi olmadan belirlenir. Döviz piyasasındaki denge ve ödemeler bilançosu düzeltmeleri döviz kurundaki değişmelerle gerçekleşir.

Damping
Toptan ucuz fiyata satma, maliyetin altında satış, bir malı dış pazarlarda iç pazarlardan daha ucuza veya zararına satma, ihraç mallarının aynı zamanda aynı şartlar altında bir imalat memleketindeki alıcıya kendi ülkesinden daha ucuza sunulması

Darboğaz
Bir üretim sürecinde karşılaşılan arz ve talep dengesizlikleri

Dardanizm
Özellikle tarımsal ürün piyasalarında fiyatları yüksek tutmak ya da maliyetlerin aşağı düşmesini önlemek amacıyla malın çeşitli yollardan yok edilmesini sağlamak

Dayanıklı Mallar
Birçok kez kullanılmaya elverişli mallar. Toprak, ev, otomobil, beyaz eşya gibi.

Dayanıksız Mallar
Sadece bir kez kullanılmaya elverişli mallar. Gıda maddeleri gibi.

Dayanışmacılık
Dayanışmayı toplumun törebilimin politika ve ekonominin temel ilkesi sayan bireycilikle kollektivizm arasında yer alan görüş

Dealer
Alım-satım işlemlerinde kendi nam ve hesabına hareket eden kişi ve kurumlara verilen isimdir

Dealing Room
Bankaların döviz ve mevduat alışverişi yaptıkları bölüm. Bir şirket merkezindeki tüm yatırım uzmanlarının katılımı ile borsanın seansı boyunca borsa temsilcileriyle sürekli açık bir telefon sisteminin olmasıdır. Bu sistemde yatırımcı, emirlerini bir gün önceki fiyatlara göre değil piyasada oluşan fiyatlara göre anında verir. Böylece yatırımcı, borsadan ne kadar uzakta olursa olsun işlem yaptırabilir.

Deblokaj
Blokajın kaldırılması, bloke edilmiş bir bölge ya da değerin kurtarılması. Bir çeşit özel takastır. Dış ülkelerden alacağın tahsili için başvurulur. Alacağını uzun süre tahsil edemeyen ülkeler, borçlu ülkeye yeniden mal göndermekten kaçınırlar. Bu durum ihracat imkanlarını daraltır.

Deflasyon
Tedavüldeki paranın azaltılması, ekonomik daralma, deflasyon, emisyondaki azalma, paranın piyasada azalması üzerine satın alma gücünün artması, fiyatlar genel düzeyinin düşürülmesi. Enflasyonla değerini kaybetmiş olan paranın değerini tespite yarayan tedbirlerden biridir. Fakat para değerindeki düşüş çok fazla olduğu zamanlar deflasyon çok güç hatta imkansız olur.

Deflatör
Para darlığını destekleyici etkendir. Bu etkenlerin başında faizlerin yükseltilmesi, kredilerin daraltılması, para biriktirme, piyasadaki paranın geri çekilmesi gelir. Bir ülkede bir yıl içinde mal ve hizmetlerdeki ortalama fiyat artışını ifade eder. Parasal terimlerle ifade edilmiş olan bir faktörün değerinin gerçek değere çevrilmesinde kullanılan fiyat endeksidir.

Defter Değeri
İşletmenin aktif toplamından, borçlarının düşülmesi ile bulunan özvarlığının, çıkarılmış/ödenmiş hisse senedi sayısına bölünmesi ile bulunur.

Değer Paradoksu
Yaşamsal değeri düşük, marjinal faydası yüksek malların, yaşamsal değeri yüksek marjinal faydası düşük mallara olan avantajı. Doğada nadir bulunan elmasın, çok bulunan suya oranla değerli olması gibi. Ancak çölde suyun değeri elmastan çok daha fazladır.

Değer Zinciri
Üretim, pazarlama ve sevkiyat gibi şirketin faaliyetlerini oluşturan tüm fonksiyonların tek tek ve birbirleriyle ilişkisinin dikkate alınarak incelenmesi. Değer zinciri, şirketin iç operasyonlarının rekabetçilik açısından analiz edilmesi için kullanılır. Michael Porter tarafından incelenen kavrama göre bu yöntemle işletmelerin bazı faaliyetlerini rakiplerinden daha iyi ve ucuza gerçekleştirmeleri mümkündür.

Değişim Ekonomisi
Mal ve hizmetlerin değişimlerinin, tarafların serbestçe gerçekleştirebildiği piyasa örgütlenmesi

Değişken Faizli İhraçlar (Floating Rate Notes)
Getirisi, ihracı sırasında sabitlenmeksizin önceden belirlenen başka değişkenlere bağlanan kıymetlerdir. Gerçekleşen enflasyona veya LIBOR gibi uluslararası faiz oranlarının, örneğin geçmiş 3 aylık ortalamasına endekslenen ihraçlar bu türe girmektedirler. Getiri (faiz) oranlarındaki belirsizliğin arttığı ve fiyat oluşumlarının güçleştiği ortamlarda, hem ihraç eden hem de yatırımı yapan kişi ve kuruluşlar açısından riski daha düşüktür.

Değişken Faizli İşlemler
Factoring ücretinin piyasa koşullarına göre günlük değişken olduğu, müşterinin anapara geri ödemesini istediğinde yapabildiği işlemlerdir. Faiz ödeme dönemi o/n, ay veya dönem sonları olabilir.

Deming Ödülü
Japonya'da kaliteli ürünler üreten sanayi firmalarına verilen ödül. Ödüle adını veren yönetim teorisyeni W. Edwards Deming, 1950'ler boyunca Japonya'da kalite sistemleri üzerinde çalışmıştır. "Japonlara kaliteyi öğreten adam" olarak bilinen Deming, Batı'da ancak 1980'lerde keşfedilmiştir. Özellikle Japonya'nın toplam kalite temelinde yükselen sanayi gücü, Batı'yı telaşa düşürünce gözler Deming'e ve Japon yönetim tarzına çevrilmiştir.

Demografi
Nüfusun dağılım, yaş, meslek gibi özellikleriyle doğum, ölüm gibi hareketlerini konu alan bilim. "Demos" (halk) ve "Grapho" (yazma) kelimelerinden meydana gelmiştir. Demografik istatistikler ve araştırmalar, coğrafya, sosyoloji, ekonomik planlama ve diğer sosyal bilimlere veriler sunar.

Dengeli Büyüme
Ekonomide bütün sektörlerin uyumlu bir biçimde büyümelerini öngören plan. Bu planlar genellikle az gelişmiş ülkeler tarafından yapılır. Böyle ülkelerde dengeli gelişme, birbirini tamamlayan üretim zincirinin gerçekleşmesine bağlıdır. Örneğin demir-çelik sanayi kurulması öngörülüyorsa, bununla birlikte kömür, ulaştırma gibi diğer yardımcı sektörlerin oluşumu da dikkate alınır.

Dengesiz Büyüme
Bir ekonomide belli sektörlere ağırlık verilerek büyüme

Denetleme Sertifikası
Alınan malın nakliyesinden hemen önce iyi koşulda olduğunu gösteren sertifikadır.

Deniz Konşimentosu
"Gemi acentası veya kaptanı tarafından düzenlenerek yükletene verilen , malın teslim alındığını ve kararlaştırılan şekilde taşınarak gönderilene teslim edileceğini gösteren, malı temsil eden ve üzerinde tasarruf hakkı sağlayan kıymetli evrak niteliğindeki "

Depresyon
Ekonomik bunalım; ekonomik çöküntü; ekonomide gerileme; fiyatların düşük, işsizliğin yüksek ve satın alma gücünün hızla azalmakta olduğu, ekonominin küçüldüğü dönem. Büyüme oranının negatif değerlere düşmesi ve durgunluğun derinleşmesidir. Depresyon, resesyondan daha uzun sürer ve toplumun her alanında etkisini gösterir.

Depo Belgesi
Ürünün hangi koşulda nasıl saklandığını gösteren belge

Devalüasyon
Bir ülke parasının değerinin resmi olarak azaltılması, dolayısıyla yabancı paraların değerinin yükseltilmiş olması; paranın satın alma gücünün azaltılması, kıymetini kaybetme, devalüasyon. Ödemeler dengesi ciddi açık veren ülkeler tarafından bir dış ticaret politikası olarak uygulanır. Bu yönteme paranın nazari değeriyle piyasa veya kambiyo değeri arasındaki farkı kaldırmak için başvurulur.

Devlet Bankası
Sermayesinin tamamının ya da büyük bir kısmının devlete ait olduğu banka

Devlet İç Borçlanma Senetleri
Devletin cari yıl bütçe kanununa dayanarak, bütçe açıklarının finansmanı amacıyla çıkarmış olduğu borçlanma senetlerinin genel adıdır.

Devlet İç Borçlanma Senetleri
Bu tür menkul kıymetlere yatırım yapanlarının kıymetleri fiyat ve getirilerindeki gelişmeleri basit ve anlaşılabilir göstergeler yardımıyla izleyebilmelerini sağlamak amacıyla oluşturulmuşlardır.

Devlet Kapitalizmi
Devletin özel üretim üzerinde siyasi ve ekonomik kontrol uygulaması

Devletçi Ekonomi
Ekonominin devlet eliyle yürütülmesi, bir memleketin tarım ve sanayinin devlet eliyle yönlendirilmesi. Devletin her ekonomik etkinliğini devletçilik kabul etmemek gerekir. Yol, liman, köprü, baraj yapımı gibi bayındırlık işleri hükümete devletçi niteliği vermez. Ancak memleketin büyük üretim araçları, hükümet tarafından işletiliyorsa bu iktisadi tutum devletçilik sayılır. Devletçilik, liberalizmin karşıtı olarak gösterilmektedir.

Devletleştirme
Özel sektörün ekonomik kuruluşlarının kamu mülkiyetine geçirilmesi


Devlet Gelirleri

? Vergiler
? Borçlar
? Harçlar
? Para Basma
? Bağışlar

Destek seviyesi
Fiyatların düşerken yoğun alımlar ile karşılaştığı ve daha aşağıya düşmekte zorlandığı seviyedir.

Dezenflasyon
Enflasyon beklenti ve belirtilerinin önlenmesi yoluyla ekonomik istikrarın korunması

Dış Borç
Alındığında bir ülkenin mevcut kaynaklarını artıran, ana para ve faiz ödemeleriyle birlikte ödendiğinde ise reel kaynaklarını azaltan borç. Dış borçlanmaya giden bir ülke iki açıdan yarar sağlar. Birincisi iç tasarrufların yetersizliği nedeniyle yatırım projelerinin finansmanına kaynak sağlamak, ikincisi ise döviz darboğazı nedeniyle karşılaşılan dış ödeme güçlüğünü hafifletmektir.

Dış Denge
Bir ülkenin dış ödemeler bilançosunun açık ya da fazla vermemesi

Devlet Tahvili
Devletin aldığı borçlar karşılığında özel ve tüzel kişilere verdiği ve tahvil sahibinin devletten alacaklı olduğunu gösteren belge:

? Hamiline yazılı tahviller
? İsme yazılı tahviller
? Hem isme, hem hamiline yazılı tahviller

Dış Ticaret
Bir ülkenin dış ticareti ile ilgili konuları arasında, aylık ithalat ve ihracat değerleri, yılbaşından itibaren toplam ithalat ve ihracat değerleri ve dış ticaret açığı gibi kalemler yer alır. İthalat ihracattan fazla ise dış ticaret açığı, ihracat ithalattan fazla ise dış ticaret fazlasından söz edilir. Açığın büyümesi döviz dengesini tehlikeye sokabilir. İhracatın ithalatı karşılama oranı, ihracatın ithalata bölünmesiyle bulunur. Dış ticaretin ana sektörlere göre dağılımında tarım, madencilik ve sanayi ürünlerinin ihracat ve ithalattaki payı incelenebilir. Dış ticaretin ana mal gruplarına göre dağılımında ise yatırım malı, tüketim malı ve hammadde ayrımı yapılır.

Dış Ticaret Sermaye Şirketleri
Dış ticari işlemlerdeki riskleri azaltmak, maliyetleri düşürmek ve uluslararası pazarlarda güçlü bir rekabet ortamı bulabilmek amacıyla kurulmuş şirketler

Dış Yardım
Genel olarak gelişmiş ülkelerden az gelişmiş ülkelere sermaye ve teknoloji aktarımı. Yardımın en yaygın tanımı, "doğrudan hibe veya gerek nakit gerekse de mal transferi" şeklindedir. Ekonomist Hans Morgenthau'ya göre dış yardımları şu şekilde sınıflandırmak mümkündür: (1) İnsancıl amaçlı dış yardımlar, (2) Varlığını sürdürmek için yapılan dış yardımlar, (3) Askeri nitelikte dış yardımlar, (4) Rüşvet niteliğinde dış yardımlar, (5) Prestij amaçlı dış yardımlar, (6) Ekonomik amaçlı dış yardımlar.

Dışa Açık Ekonomi
Bir ülkenin mal, hizmet, sermaye ve işgücü hareketleri açısından dünya ekonomisi ile bütünleşmesi

Dışsal Ekonomiler
Ekonomide bir etkinliğin taraf olmayan ya da etkinliğin dışında kalan kesimler üzerindeki iyi ya da kötü etkileri. Bir şirket, yaptığı üretim sırasında su ya da havayı kirletirse kirli havayı solumak ya da kirli suyu kullanmak zorunda kalan insanlara verilen zarar dışsal ekonomi maliyetidir. Yeni yapılan bir parkın çevredeki gayrımenkulun değerini artırması da bir dışsal etki yararıdır.

Dışsal Eksi Ekonomi
Bir firmanın bünyesinde bulunan iş kolları ile birlikte büyümesi sırasında mamul maddelerin fiyatlarının yükselmesine neden olan enerji, limanlama, haberleşme gibi dar boğazların tümü

DIY (Do It Yourself)
Bir mamulün fabrikada özel hazırlanmış parçalarının birarada satılması

Dikey Birleşmeler
Birbirini tamamlayan birkaç malın üretimini yapan, üretim konuları farklı işletmelerin, hukuki bağımsızlıklarını koruyarak birleşmeleri

Dikey Kartel
Belli bir malın üretimiyle ilgili bütün şirketlerin hukuki varlıklarını korumak amacıyla birleşmeleri

Dikey Tröst
Belli bir malın üretimiyle ilgili bütün şirketlerin ekonomik ve hukuki varlıklarını kaybederek birleşmeleri

Dilim
IMF'ye üye ülkelerin fon kaynakları üzerinden normal çekme haklarının bölümlendirilmesi.

Dirijizm
Ekonomiye yön verme anlayışı; liberalizme karşıt bir anlayışla ekonomiye bir üst yetke tarafından yön verilmesi gerektiği savı; güdümcülük. 17. yüzyıl Fransız monarklarının politikasını tanımlamakta kullanılmış, bazı sosyalistler tarafından devlet kapitalizmi olarak nitelendirilmiştir.

Direnç noktası
Borsada, belli bir süreç içinde sürekli bir fiyat artışının yoğun satışlar sonucu durdurulduğu fiyat seviyesini ifade eder.

Disponibilite
İhtiyari karşılık, kasada nakit bulundurma zorunluluğu, istifade edilebilecek durumda olma, kullanılabilir halde bulunma, mevcut hazır para. Bankalar, topladıkları mevduatın tümünü kredi olarak vermezler. Bunun bir bölümünü güvence niteliğinde Merkez Bankası'na "mevduat munzam karşılığı" olarak yatırırlar. Bir kısmı da para çekilişlerini karşılamak üzere kasada bulundurulur. Bu rezerv paraya "disponibilite" denir.

Distribütör
Dağıtıcı Firma

Doğal Ekonomi
Bir toplumun tüm üretimini kendisi tüketmesi; üretimin sadece kullanım değeri için yapıldığı ve paranın kullanılmadığı ekonomi. Bu durumda mal mübadelesi veya ticaret söz konusu değildir. Böyle bir ekonomik yaşantıya sadece ilkel toplumlarda rastlanır.

Doğal Kaynaklar
Verimli topraklar, ormanlar, akarsular, göller, güneş enerjisi, denizaltı zenginlikleri gibi doğadan kullanılan kaynaklar

Dolar
Amerika'da bağımsızlık savaşından önce İngiliz Kuzey Amerika sömürgelerinde kullanılan 8 pesoluk İspanyol parasının İngilizcedeki adı. ABD, Antigua, Avustralya, Bahamalar, Barbados, Belize, Bermuda, Brunei, Cayman Adaları, Dominika, Fiji, Grenada, Guyana, Hong Kong, Jamaika, Kanada, Liberya, Nauru, Puerto Rico, Singapur, Tayvan, Trinidad ve Tobago, Yeni Zelanda, Zimbabwe para birimleridir.

Dolar Diplomasisi
Bir ülkenin, başka ülkelerde yatırım yapmış olan özel girişimci vatandaşlarının çıkarlarını korumak ve geliştirmek amacıyla bu ülkelere karşı güç kullanmaya kadar varabilen baskı uygulaması. ABD«nin 1909-1913 arası başkanlığını yapan Taft«ın, kurşunu dolarla yer değiştirme politikasıdır. Dış politikada Amerika«nın zenginliğinin ve ticari nüfuzunun kullanılmasını öngörür.

Dolar Kıtlığı
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Batı Avrupa ülkelerinde görülen dolar kıtlığı. Savaş sonrası dönemde Avrupa'nın sermaye varlıkları tamamen yıkıma uğramış olduğundan, ekonomileri yeniden kurmak ve tüketimi belirli bir düzeyde tutabilmek için sağlanması gereken mal ve hizmetten kaynaklanan talep büyük ölçüde ABD tarafından karşılanmıştır.

Dolarizasyon
Bir ülkenin para sistemini ABD Doları ile değiştirmesi

Dolaysız Vergi
Vasıtasız vergi; yasama organının, verginin fiyatlara dahil edilmemesine özen göstererek çıkardığı, ödeyen kişinin vergi yükünün taşıyıcısı olmasını istediği vergi

Doğru Konşimento
Geminin malları aktarma yapmadan yükleme limanından diğer boşaltma limanına taşınması halinde gerekecek konşimento.

DÖNEN VARLIKLAR
Şirketin en likit aktiflerini gösterir, yani nakit, nakit benzeri araçlar, alacaklar ve stoklar.

Dönemsel Faiz
Bir yatırımın fiilen elde tutulma süresince getireceği faizi ifade eder.

Döviz
Uluslararası ödemelerde geçerli olan yabancı para, para işlevi gören her tür bono, poliçe, kredi mektubu, havale ve benzeri varlıklar. Alım satımları efektif ve serbest piyasa olmak üzere iki ayrı değerde yapılır. Efektif döviz, nakit biçimindeki yabancı para anlamına gelir. Döviz kavramının aksine efektif kurda, çek, senet, poliçe gibi ödeme araçları bulunmaz. Efektif satış kuru genellikle döviz satış kurundan daha yüksektir. Bu iki fiyat arasındaki fark, "kur farkı" veya "kur makası" olarak bilinir. Bu farkın büyümesi dövize olan talebin arttığını, farkın kapanması da talebin azaldığını gösterir. Yüzde 1-1.5 dolayındaki fark normal sayılmaktadır. Farkın büyümesi halinde merkez bankaları müdahalede bulunur. Bu müdahale rezervlerdeki dövizin bir miktarının piyasaya sürülmesiyle gerçekleştirilir.

Döviz Arbitrajı
Döviz piyasalarındaki kur farklarından yararlanarak kazanç sağlama işlemi. Bir dövizin ucuz olduğu ülkeden alınıp pahalı olduğu ülkede satılması. Çapraz kur farklarından yararlanılarak da yapılabilir.

Döviz Arzı
Herhangi bir biçimde elde edilen ve ulusal paraya dönüştürülmek için döviz piyasasına arz edilen yabancı paralar. Döviz arzına etki eden başlıca unsurlar şunlardır: (1) İlkenin ihracatına olan talebin fiyat esnekliği, (2) İlke ihracatına rakip olan yabancı mal arzının fiyat esnekliği, (3) İhraç edilen malların arzının fiyat esnekliği, (4) İlkenin ihraç mallarına olan iç talebin fiyat esnekliği.

Döviz Bonosu
Bankada mevduatın bulunduğunu gösteren, isme veya hamiline düzenlenen kıymetli evrak

Döviz Karaborsası
Yasa dışı döviz alım satımının yapıldığı piyasa. Resmi döviz kurunun, yabancı paraları ulusal para karşısında aşırı değerlendirmesi, döviz arzının talebi karşılamasını zorlaştırır. Bu durum, dövizin yüksek karaborsa fiyattan alınıp satıldığı bir piyasanın oluşmasına neden olur.

Döviz Kontrolu
(1) Yurt içi politikalarla döviz fiyatlarının denetlenmesi. Görünmeyen işlemlere konan miktar sınırlamaları, döviz alım satımına uygulanan primler, döviz bulundurmanın çeşitli derecelerde sınırlandırılması gibi. (2) Dövizle işlem yapan kuruluşların faaliyetlerinin devletçe denetim altında tutulması. Dış ödemelerde karşılaşılan güçlükleri gidermek, ülkeden sermaye çıkışını denetlemek, ekonomik kalkınmaya katkıda bulunmak, sanayii korumak ve kamu gelirlerini artırmak amacıyla gerçekleştirilir.

Döviz Kuru
Bir ülke parasının diğer ülke parasına göre değeri

Döviz Paritesi
Kamu otoritesinin ulusal para ile değer standardı olan yabancı para arasında belirlemiş olduğu fiyat

Döviz Piyasası
Döviz arz edenlerle döviz talep edenlerin karşılaştıkları piyasa. Döviz piyasasının üç ayağı vardır. Arz edenler, talep edenler ve aracılık edenler. Döviz piyasalarının diğer piyasalar gibi belirli fiziksel mekanlarda bulunmaları gerekmez. Günümüzde uluslararası döviz piyasasının başlıca merkezleri; New York, Paris, Tokyo, Frankfurt ve Londra'dır.

Döviz Spekülasyonu
Döviz kurlarının gelecekte göstereceği gelişmelere ilişkin tahminlere dayınalarak kazanç sağlamak amacıyla döviz piyasalarında sürdürülen alım satım işlemleri. Spekülatörler, değerinin düşeceğini bekledikleri dövizi elden çıkarmakta, değer kazanacağını düşündükleri dövizlere yatırım yapmaktadır. Spekülatörlerin etkinlikleri uluslararası para piyasasında döviz kurlarındaki istikrarsızlıkları güçlendiren bir faktördür.

Döviz Talebi
Yabancılara ödemede bulunmak amacıyla talep edilen toplam yabancı para miktarı. Döviz talebini belirleyen unsurlar şunlardır: (1) İthal mallarına olan talebin fiyat esnekliği, (2) İthalata rakip malların arzının fiyat esnekliği, (3) İthal malları arzının fiyat esnekliği, (4) İthal mallarına yönelen yabancı ülke taleplerinin fiyat esnekliği.

Döviz Kuru Rejimleri
Döviz kurları günümüzde özellikle küçük ve açık ekonomiler için taşıdıkları önem ve reel ekonomiyi doğrudan etkileme potansiyelleri nedeniyle, uygulanan para politikası çerçevesinde doğrudan hedef, gösterge veya araç olarak kullanılmaktadırlar. Döviz kuruna yönelik uygulamalar, bir uçta tamamen sabit kur sistemi, diğer uçta ise tam serbesti olmak üzere, iki rejim arasında şekillenmektedir. Tamamen sabit kur sisteminde, ulusal para yabancı bir para veya paralardan oluşan bir sepet karşısında sabitlenmekte ve bu değerin sürmesi para otoritesi tarafından bazen açık bazen de dolaylı olarak garanti edilmektedir. Para Kurulu (Currency Board) türü uygulamalarda, bir taraftan kur sabitlenirken diğer taraftan ulusal para arzı tamamen bu kur üzerinden gerçekleştirilen döviz alış-satışlarına bağlanmaktadır. Tamamen serbest kur sisteminde ise, döviz kurunun fiyatı doğrudan piyasada oluşan arz ve talebe göre belirlenmektedir. Ara rejim olarak adlandırılan, Avrupa Para Sistemine geçiş aşamasında da uygulanan kurun bir band içerisinde hareketine müsaade eden yapı ile kontrollü dalgalanma (managed float), sürünen kur (crawling peg) adı altındaki sistemlerde ise, kur belli bir takım kriterlere göre yönlendirilmekte ve para otoritesi tarafından gerektiğinde müdahale edilmektedir. Kura yönelik bu tür rejimlerin seçimi, ülkelerin içinde bulunduğu şartlara göre değişmektedir

Döviz Tevdiat Hesabı
Yurtiçi ve yurtdışında yerleşik kişilerin, ticari bankalarda açmış oldukları yabancı para cinsinden mevduata verilen isimdir.


DPT
Devlet Planlama Teşkilatı, kalkınma çabası içinde olan ülkelerde ekonominin belli bir plana göre yürütülmesi için kurulan örgüt

DDP
Gümrük resmi ödenmiş olarak teslim.

DDU Ticari
Gümrük resmi ödenmeden teslim

Drago Doktrini
Borç ödetmek için askeri güce başvurulmaması ilkesi. Devletlerin borçlarını ödeyememeleri halinde ortaya çıkacak duruma ilişkin uluslararası hukuk görüşüdür. Bir devletin vatandaşlarının bir başka devletten alacaklarını tahsil edemedikleri durumlarda bu kişilerin vatandaşı bulundukları ülkenin zorlama tedbirlerine başvurması konusu 20. yüzyıl başlarında sık sık tartışılmıştır.

Dualizm
Aynı toplumsal çevrede iki bazen de daha fazla ayrı iktisadi sürecin veya piyasanın birarada olması

Due Diligence
Bir girişimcinin ve iş planlarının temel değerlendirmesinin ve detaylı analizlerinin yapılması; vergi borcu, SSK borcu, Danıştay«da herhangi bir hukuki sorun olup olmadığı gibi risklerin araştırılması.

Dumbarton Oaks Konferansı
İkinci Dünya Savaşı sonlarında ABD, Sovyetler Birliği, İngiltere ve Çin temsilcilerinin Washington'da BM teşkilatının kuruluşuna ilişkin konuları görüştükleri toplantı. 1944 yılının ağustos ekim ayları arasında sürdürülen toplantılarda yeni kurulacak teşkilatın Milletler Cemiyeti'nden daha güçlü ve işlerliği olan bir Güvenlik Konseyi'ne sahip olması ve beş büyük ülkenin (ABD, Sovyetler Birliği, Çin, İngiltere, Fransa) bu konseyin daimi üyeleri olmaları kararlaştırılmıştır. Buna karşılık veto, bazı ülkelerin üyeliği gibi üzerinde anlaşmanın sağlanamadığı konuların çözümü daha üst düzeydeki görüşmelere bırakılmıştır.

Dur Kalk Politikası
Kısıtlamalardan oluşan kısa dönemlerle, enflasyonun kısa dönemlerini birleştiren ekonomi politikası. Terim İngiltere'de 1960'ların başında, herhangi bir uzun vadeli ekonomik planlaması bulunmayan Macmillan hükümetini eleştirmek için kullanılmıştır.

DURAN VARLIKLAR
Şirketin likit olmayan aktiflerini gösterir, yani uzun vadeli alacaklar, iştirakler ve maddi duran varlıklar.

Durgunluk
Bir ekonomide sermayenin etkinliğinin, ekonominin bütün kesimlerinde cari faiz haddinin düşebileceği en düşük sınırının bile altında kalması durumuk

Duruma Özel İhracat Lisansı
Belirli ticari malların ihracatı için hükümet tarafından hazırlanmış izin belgesidir.Bu lisans özel bir işlem veya belirli bir zaman diliminde yapılması gereken ihracat içindir.

Dünya Altın Konseyi
1987 yılında İsviçre yasalarına göre kurulmuştur. Dünyanın önde gelen altın madeni şirketlerince finanse edilir. Kar amacı olmayan bir kuruluştur. Amacı, altın konusunda araştırmalar yapmak ve yayınlamak, altına yeni kullanım alanları geliştirmek, süs, yatırım ve sanayi amaçlı kullanımları teşvik etmek ve altın ürünlerini geliştirmektir. 2002 yılı itibariyle 22 ülkede hizmet verir. Dünya altın talebi üzerine ve faaliyet gösterdiği ülkelerdeki altın pazarları hakkında çeşitli araştırmalar yapan Konsey, pazar araştırmaları ve dünya altın takı talebi konusunda çok geniş istatistiklere sahiptir.

Dünya Bankası
Çok taraflı bir kredi ajansıdır. Amacı, üye ülkelerin gelişmesine yardımcı olacak mali kaynakları sağlama ve bu ülkelere özel yabancı sermaye yatırımlarını yönlendirmektir. Banka, sağladığı krediler için devlet garantisi talep eder. Kalkınma projelerinin en büyük kaynağı konumundadır. Finans kaynaklarının yanı sıra yetişmiş elemanlarını ve bilgi birikimini kullanarak dünya yüzünde yoksulluğa karşı mücadele eder. 1944 yılında kurulmuştur.

Dünya Ekonomisi
(1) bir iş bölümü etrafında birçok ülkenin oluşturduğu birim, (2) ülke ekonomilerinin tek tek oluşturduğu hiyerarşik yapı, (3) mal sermaye ve emek akımlarıyla ilişki kurmuş ülke ekonomilerinin bütünü.

Dünya Ticaret Teşkilatı
1995'in ocak ayında kurulmuştur. Kuruluş anlaşmasını 124 ülke imzalamıştır. Ticarette dünyanın globalleşmesi konusunda çalışmalar yapar. Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası ile eşit statüdedir. GATT'a bağlı bir kuruluştur. Dolayısıyla GATT anlaşmalarına uyulması konusunda ilgili ülkeleri zorlayıcı tedbirlere başvurur. GATT'ın 128 üyesinden daha geniş bir üye potansiyeline sahiptir. İlgi alanı daha geniştir. GATT sadece mal ticaretiyle ilgilenirken bu kuruluş, mal, hizmet ve fikri mülkiyet alanlarını da kapsar. GATT'ın geçici bir örgüt olmasına karşılık WTO süreklidir.

Düopol
Sadece bir üreticinin buna karşılık çok sayıda tüketicinin bulunduğu piyasa; bir malın yalnızca iki satıcının elinde bulunması ya da piyasanın iki satıcı tarafından paylaşılmış olması durumu. Bu piyasa tüketiciler açısından tam rekabet piyasasına çok benzer. İreticiler arzı kontrol edemezler. Birinin davranışı diğerinin satış fiyatını etkiler. Sonuçta ortaya çıkan satış fiyatı tekel piyasasındaki fiyata yaklaşır.

Düopson
Bir piyasada aynı malı arayan iki alıcının olması hali; çok sayıda satıcı karşısında sadece iki alıcı bulunması

Düşük Mal
Tüketicilerin gelir düzeyi yükselirken tüketimleri azalan mallar

Dzaybatsu
Japonya'da büyük tekelci birlikler. Japonya'nın tüm ekonomisini ve politikasını kontrol ederler. Bankalara ve endüstriye hakimdirler

ΣMЯΣ ΛΥDıП
06-04-2008, 09:23
E

EBRD Avrupa Kalkınma ve Gelişim Bankası (European Bank for Reconstruction and Development).
Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra Doğu Avrupa ülkelerinin, piyasayı esas alan ekonomilerini geliştirmelerine yardım eden çok uluslu bir kurumdur. Bankaya yaklaşık 40 ülke katılmıştır. Merkezi Londra'dadır.

ECA (Economic Cooperation Administration)
Ekonomik İşbirliği İdaresi, Avrupa'nın ekonomik kalkınması için toplu yardımı öngören plan, Marshall Planı

ECIP Avrupa Topluluğu Uluslararası Yatırım Ortaklığı (European Community International Investment Participation)
Sermayenin tabana yayılmasını hızlandırıcı girişimleri desteklemek amacıyla geliştirilmiş bir programdır.

ECO (Economic Cooperation Organization)
Türkiye, İran ve Pakistan'ın katılımı ile 22 temmuz 1964 tarihinde Kalkınma ve Bölgesel İşbirliği Teşkilatı RCD adıyla kurulan ve uzun süreden beri de faaliyetleri durgunluk içinde devam eden teşkilat. 4-8 ekim 1984 ve 27-29 ocak 1985 tarihlerinde üye ülke temsilcilerinin yaptığı toplantılar sonucu adını Ekonomik İşbirliği Teşkilatı olarak değiştirmiştir.

ECOSOC (Economic and Social Council)
Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi. Teşkilatın ekonomik ve sosyal konularla uğraşmak üzere oluşturulmuş organıdır. Kendi dalıyla ilgili konularda incelemeler yapar ve Genel Kurul'a tavsiyelerde bulunur.

ECOWAS Batı Afrika Ekonomik Topluluğu (Economic Community of West African States)
28 mayıs 1975'de Nijerya'nın başkenti Lagos'da yapılan bir antlaşma ile kurulan örgütün amacı, üye devletler arasındaki gümrükleri ve ticari kısıtlamaları kaldırmaktır.

ECSC (European Coal and Steel Community) Avrupa Kömür ve Çelik Birliği.
AT içinde bulunan üç kuruluştan biridir. Amacı, kömür ve çelik için ortak bir piyasa oluşturmak, farklı fiyat sistemlerini kaldırmaktır. Fransa Dışişleri Bakanı Robert Schuman öncülüğünde, Fransa ile Almanya arasındaki muhtemel savaşları engellemek ve demir kömür rezervlerini birlikte işletmek amacıyla kurulmuştur. Bu birlik içinde kömür, demir cevheri ve metalürjik ürünler için gümrük duvarları ve miktar sınırlamaları kaldırılmış, diğer ülkelerden ithal edilecek kömür ve çelik için ortak gümrük tarifesi getirilmiş, tek bir pazar oluşturulmaya çalışılmış, üretici ve tüketici arasında ayrım gösterici işlem ve uygulamalar kaldırılmıştır. Teşkilat 1967 yılının haziran ayında kendi kendini feshederek Avrupa Topluluğu içinde yer almıştır.

ECU (European Currency Unit)
Avrupa Para Birimi. Avrupa Para Sistemi EMS'nin temelini oluşturur. Avrupa Topluluğu'na üye ülkelerin paralarının ağırlıklı ortalamasıdır. Ödeme aracı ve hesap birimi olarak kabul edilir. Uluslararası tahvil piyasalarında ve hükümetler arası ödemelerde popüler bir transfer aracı olmuştur. Fakat mal ve hizmet karşılığı ödemelerdeki payı yüzde 1 ile sınırlı tutulmuştur. Bir "sepet para" niteliğindedir. Ancak ECU sepetinde çeşitli ülke paraları sabit miktarlarda yer alır. ECU sepetinde ortalama yüzde 33.6 oranındaki ağırlığı ile Alman markı istikrar sağlayan para niteliğindedir. Temeli, 18 aralık 1978'de kabul edilen Avrupa Hesap Birimi'dir

EFTA (European Free Trade Association) Avrupa Serbest Ticaret Birliği
4 ocak 1960 tarihinde İsveç'in başkenti Stockholm'de imzalanan ve 3 mayıs 1960'da yürürlüğe giren sözleşmeyle kurulmuş teşkilattır. Kurucu üyeleri Avusturya, Danimarka, İngiltere, Norveç, Portekiz, İsveç ve İsviçre'dir. Daha sonra İzlanda da katılmıştır. Finlandiya ise teşkilatta ortak üye statüsündedir. Amacı, Avrupa Ekonomik Topluluğu'na bir alternatif oluşturmak için üye ülkeler arasındaki ticaretin geliştirilmesidir. Bu amaca yönelik olarak üye ülkeler arasında, besin maddeleriyle ilgili olanlar dışında gümrükler kaldırılmış, gümrük resimleri tedrici olarak indirilmiştir. 1 temmuz 1960 günü sanayi ürünleri üzerindeki gümrük vergileri yüzde 20, 1 ocak 1966«da tüm vergiler yüzde 80 oranında düşürülmüş, 1 ocak 1967«de de tamamen kaldırılmıştır.

EFTPOS Satış noktasından elektronik fon transferi.
Bireysel bankacılık uygulamalarının dünya çapında yaygın örneklerinden biridir. Plastik kartlar ve elektronik bankacılığın bir araya gelmesiyle oluşan bu sistem, satış noktasında yapılan ödemelerde kredi kartı veya hesaba erişim kartı ile çalışan terminallerde müşterinin kendi hesabından satıcının banka hesabına para transferi yaparak hizmet verir.

EIB (European Investment Bank)
Avrupa Yatırım Bankası. Avrupa Birliği'nin uzun dönemli kredi veren kuruluşudur. Topluluk içinde geri kalmış bölgelerdeki yatırımları özendirmek, gerekli görülen projelere destek vermek, başlıca amaçlarıdır. İye ülkelerin maliye bakanları, bankanın yönetim kurulunu oluşturur. ECU cinsinden borç senedi çıkaran ilk kuruluş olan Avrupa Yatırım Bankası, ECU özel sermaye piyasasının gelişmesine de katkıda bulunmuştur. 1958'de kurulmuştur. Kar amacı gütmez.

Efektif
Kaydi forma dönüşmemiş, ekonomik birimlerin fiilen banknot ve bozuk para olarak ellerinde tuttukları parayı ifade etmek için kullanılan bir terimdir.
Paranın gerçek değeri, itibari değer. Kambiyo rejimine göre "nakit yabancı para" demektir. Döviz kavramının aksine efektif kur, çek, senet, poliçe ve hazine bonosu gibi ödeme araçlarını kapsamaz. Efektif satış kuru, döviz satış kurundan genellikle daha yüksektir

Egzotik Opsiyonlar (Exotic Options)
Talep edenin ihtiyacına göre şekillendirilen opsiyonlardır. "Barrier option" adı altında opsiyona konu olan kıymetin opsiyonda öngörülen fiyatı, örneğin geçmesi halinde geçerliliğini yitiren opsiyonlar, ya da "Lookback options" adı altında belli bir dönemde gerçekleşen örneğin en yüksek fiyatı opsiyona fiyat kabul eden opsiyonlar bu türe örnektirler.

Ekonometri
Fiyatlar, istihsal-istihlak, geçinme endeksleri vs gibi ekonomik esasların birbirleriyle olan karşılıklı ilişkilerini gösteren çizelge, ekonomik olayların matematiksel çözümlemesi, ekonometri, matematik ve istatistik tekniklerin ekonomik sorunlara uygulandığı ekonomi dalı. Bilgisayarla değerlendirilen ekonometrik modeller, daha çok geleceği tahmin için kullanılır.

Ekonomi
(1) İlke ekonomisi, (2) Tasarruf, idare, tutum, iktisat, israftan çekinme, bir amaca ulaşmak için harcanacak parasal tutarın daha azını tüketerek aynı amaca ulaşma. Yunanca'da "evin içindeki düzen" anlamına gelir.

Ekonomik birlik
Birden fazla ülkenin dış ticaret rejimleri, yurt içi ekonomi politikaları gibi konularda ortak tavır almak üzere aralarında anlaşarak oluşturduğu anlaşma. Ekonomik bütünleşmelerin en ileri aşamasıdır. Ekonomik birlik, kendi aralarında bir ortak pazar oluşturan ülkelerin para, maliye ve vergi politikalarını da uyumlaştırmalarıyla gerçekleşir.

Ekonomik bütünleşme
Belirli bir bölgede yer alan ülkelerin aralarındaki ekonomik faaliyetleri serbestleştirerek üretim faktörleri fiyatlarını eşit duruma getirmeleri. Dar anlamıyla ülkelerin aralarında gümrük birliği kurmaları ve buna ek olarak malların vergilendirilmesinin uyumlu duruma getirilmesidir. Geniş anlamda üretim unsurlarını da kapsar. Döviz ve sermaye piyasalarının düzenlenmesiyle emek ve sermaye faktörlerinin ülkeler arası hareket serbestliği de ekonomik bütünleşme kapsamında düşünülmelidir. Ekonomik bütünleşme hareketleri genellikle serbest ticaret bölgeleri ve gümrük birlikleri biçiminde ortaya çıkmaktadır.

Ekonomik büyüme
Belirli bir amaç için çeşitli açılardan ölçülebilen ve genellikle ekonomideki üretim kapasitesindeki artışı belirlemekte kullanılan kavram. Ekonomik büyüme değişik yöntemlerle ölçülür. Bunlardan birincisi büyümeyi toplam sanayi ürünü olarak ölçmektir. Bu yol kullanıldığında çeşitli sanayi ürünü kalemler birbirine eklenerek belirli bir yılın fiyatıyla değerlendirilir ve bu şekilde büyüme saptanır. Bir başka ölçme biçimi, ulusal gelir ya da toplam ulusal hasıladaki artışı belirlemektir. Bu işleme genellikle tarım ve sanayi ürünleri katılır.

Ekonomik dalgalanma
Anamalcı üretimde döngüsel olarak süregelen inişler ve çıkışlar, yavaşlamalar ve hızlanmalar. Bu dalgalanmalar, anamalcı üretimin iç yapısından zorunlu olarak doğar. Günlük dalgalanmalardan otuz kırk yıl süren dalgalanmalara kadar çeşitli süreli dalgalanma vardır. Mevsimlik ve yıllık dalgalanmalar kısa süreli, 3-10 yıl arasında olan dalgalanmalar orta süreli, otuz yılı aşan dalgalanmalar da uzun sürelidir. Örneğin 1780'lerde başlayan bir dalgalanmanın yükseliş süresi 35 yıl, alçalış süresi de 24 yıl sürmüştür.

Ekonomik eşitlik
Hayatın imkanlarından adil bir pay alma konusunda her ferdin eşit fırsata sahip olması veya hiç kimsenin başkası zararına özel çıkarlar edinmemesi prensibi

Ekonomik insan
Sadece ekonomik güdülerle ve akılcı olarak hareket ettiği öngörülen hayali insan tipi, ekonomik çıkarları en büyük ölçüde sağlamak amacıyla hareket ettiği düşünülen insan (= Homo Economicus). Klasik iktisatçılar tarafından yaratılmıştır.

Ekonomik kıtlık
İnsanların sınırsız olan isteklerine oranla ihtiyaçları gideren mal ve hizmet arzının az olması

Ekonomik milliyetçilik
Başka ülkeler üzerinde meydana getirdiği olumsuz sonuçları dikkate almaksızın bir hükümetin kendi ulusal çıkarlarını sağlamak amacıyla uyguladığı ekonomi siyaseti; ekonomik olarak kendi kendine yeterlilik siyaseti

Ekonomik nüfuz
Bir ülkede stratejik yatırımlar yapmak, ekonomik haklar elde etmek suretiyle yabancı bir milletin nüfuz kazanması. Bir ülkede ekonomik hakimiyet kazanmak için geniş ölçekli sermaye yatırımı yapmak gerekir. Bunların başında kara ve demiryolu inşa etmek, ülkenin yabancı ticaretinin tekelini ele geçirmek, sanayi tesislerini satın almak ya da kurmak gibi etkinlikler gelir.

Ekonomik planlama
Gelecekteki ekonomik ihtiyaçların giderilmesi amacıyla sahip bulunan bütün kaynakların en etkili biçimde kullanılmalarını sağlayan önlemler bütünü. Bir kişi veya firma için geçerli olabildiği gibi ekonominin bütünü için de söz konusudur.

Ekonomi politikası
Belli ekonomik amaçlara ulaşmak için karar alınması ve bu kararın uygulamaya konması

Ekonomik refah
Sosyal refah için iki kriter ileri sürülmektedir. (1) Kaldor-Hicks ve Zararı Karşılama İlkesi: Eğer uygulanan ekonomik politika, bir değişim yaratmış ve bu değişimden bazıları zarar etmiş bazıları da kazançlı çıkmışsa, kazançlı çıkanlar zarar edenlerin zararlarını karşıladıkları halde hala kazançtaysalar toplumun sosyal refahı artmıştır. Bu ilke önce Kaldor tarafından ileri sürülmüş ve Hicks tarafından da benimsenmiştir. (2) Scitovsky ve İkili Kriter İlkesi: Ekonomik politika bir değişim yaratmış ve bu değişim sonucu kazanç elde edenlerle kayba uğrayanlar olmuşsa, kazançlıların kaybedenleri bu değişime ikna etmeleri ve aynı zamanda kaybedenlerin kazançlıları bu değişimden vazgeçmeye ikna edememeleri halinde toplumun refahı artmış demektir

Ekonomik uyuşmazlık
Birbirine zıt yönde etki yapan toplumsal ve psikolojik etkenlerle ekonomik etkenler arasında çatışma ve uyuşmazlık

Ekonomik yaptırım
Bir ülkeyi belli bir hareket tarzına zorlamak için başka ülkelerin uyguladığı ekonomik baskı tedbirleri. Ekonomik yaptırımları iki gruba ayırmak mümkündür. (1) Dış ticarete ilişkin yaptırımlar: Tarife, kota uygulaması, ambargo ve abluka. (2) Finansal yaptırımlar: Dış yardım kesintileri.

Ekonomik yeterlik
Belirli bir coğrafi alanda tüketilen her türlü nesnenin yine aynı coğrafi alanda üretilebilme imkanının bulunması durumu. Böyle bir yeterlik hiç bir zaman söz konusu olmamaktadır.

Ekonomik yoğunluk
İretimin önemli bir kısmının az sayıda kişi veya teşebbüsün kontrolunda bulunması; ekonomiye büyük teşebbüslerin hakim olması

Eldorado
(1) İspanyol istilacıların 16. yüzyılda Amazon bölgesinde bulmayı umdukları altın ve her türlü zenginlikle dolu efsanevi ülke, (2) bolluk ve zenginlik ülkesi.

Electronic Business(e-Business) / ElektronikElektronik iş bir organizasyonun tüm işlerinin ve görev süreclerinin teknolojik uygulamalar, felsefeler ve yeni ekonomi uygulamaları yoluyla dönüşümüdür.

Elektonik Fon Transferi (EFT)
Fonların elektronik ortamda hesaplar arası aktarımının yapıldığı sistemdir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bünyesinde ilk olarak Nisan 1992 ' de işletime açılmış, Nisan 2000 ' de ise ikinci nesil adı altında günün ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde güncelleştirilmiştir. Şu anda sadece TL üzerinden işlem yapılmaktadır. Sistemin açılış saati 8.00 olup, katılımcıların en geç saat 9.00 ’ da kendi sistemlerini açması gerekmektedir. Resmi kapanış saati 17.30 olup, bu saat Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından gerek görülmesi haline uzatılabilir.

Elektronik Menkul Kıymet Transferi (EMKT)
Menkul kıymetlerin elektronik ortamda hesaplararası aktarımının yapıldığı sistemdir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bünyesinde bu tür bir sistem Ekim 2000' de faaliyete geçmiştir. Sistemin açılış saati 8.00 olup, katılımcıların en geç saat 9.00' da kendi sistemlerini açması gerekmektedir. Resmi kapanış saati 17.30 olup, bu saat Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından gerek görülmesi haline uzatılabilir.

Elektronik Veri Değişimi
Kabul görmüş mesaj standartlarına göre yapılandırılmış verilerin bir bilgisayar sistemi ile diğer bir bilgisayar sistemi arasında elektronik olarak aktarımını ifade eder.

Elleçleme
Gümrük gözetimi altındaki eşyanın asli niteliklerini değiştirmeden istiflenmesi, yerinin değiştirilmesi, büyük kaplardan küçük kaplara aktarılması, kapların yenilenmesi veya tamiri, havalandırılması, kalburlanması, karıştırılması ve benzeri işlemleri ifade eder.

EMA (European Monetary Agreement) Avrupa Para Anlaşması.
Avrupa Ödemeler Birliği'nin (EPU) yerini almak üzere oluşturulmuştur. 27 aralık 1958'de Avrupa Ödemeler Birliği'nin yerine geçen anlaşmadır. Amacı, İkinci Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan çelişkileri gidermek, Ortak Pazar'ın koşullarını hazırlamak, Batı Avrupa ülkeleri arasında çok taraflı ticaretin geliştirilmesini sağlamak ve konvertibiliteyi pekiştirmek olmuştur.

Emek
Kas veya fikir gücüne dayanan beşeri üretim faktörü

Emekli sandıkları
Halen çalışabilir durumda olanların tasarruflarıdır. İcretliler ücretlerinin bir bölümünü almayıp kendi istihdamlarını finanse ederek bu fonların kaynağını oluşturur. Sahipleri, bu işten nihai yararlananlar, bir başka deyişle gelecekte emekli maaşı alacak olan kişilerdir.

EMF (European Monetary Fund) Avrupa Para Fonu.
1973'de, Avrupa Parasal İşbirliği Fonu olarak kurulmuştur. Amacı; para politikalarını uyumlu hale getirmek, dış ödemeler güçlüğü çeken ülkelere kredi sağlamaktır.

EMI (European Money Institute) Avrupa Para Enstitüsü
Avrupa Merkez Bankası'nın temelini oluşturan kurumdur.

Emir Bölme
Girilen bir emrin, orijinal emrin fiyatına eşit ya da orijinal emrin fiyatından daha iyi fiyatlı yeni emirlere bölünmesidir.

Emir İyileştirilmesi
Alış emirlerinde fiyatların yukarıya, satış emirlerinde aşağıya çekilerek fiyat önceliğinin değiştirilmesidir.

Emisyon
İktisatta para, hisse senedi, bono gibi değerlerin çıkarılmasını ifade eder.
Kağıt para çıkarma, piyasaya para sürülmesi, tedavüle kağıt para çıkarma, merkez bankasının bastığı kağıt para ile bozuk paranın toplamı. Enflasyonla yakın ilişkisi vardır. Ancak enflasyonu asıl etkileyen, emisyon hacmi değil dolaşım hızıdır. Tahvil ve hisse senetlerinin piyasaya sürülmesine ya da ihraç edilmesine de emisyon denmektedir.

Emisyon Primi
Ortaklıkların hisse senetlerini nominal değerinin üzerinde bir fiyatla ihraç etmeleri sonucunda satış fiyatı ile nominal değer arasında oluşan farktır.

Emlak vergisi
Gayrimenkullerin üzerinden tahsil edilen bir servet vergisi

Emperyalizm
ekonomide üretimin tekelcilik aşaması

Emre Yazılı Konşimento
Üzerinde belli bir kimseye ya da onun emrine ödenmesi için kayıt bulunan konşimento

EMS (European Monetary System)
Avrupa Para Sistemi. Avrupa Birliği bünyesinde parasal entegrasyonu gerçekleştirmek için kurulan sistemdir. Bölgesel bir "interkonvertibilite" esasına dayanır. İleride tüm üyeler arasında ortak bir para birimi kullanılmasını öngörür. Fonksiyonları üç ana bölümde özetlenebilir: (1) ECU'nun yaratılması ve kullanımı, (2) Kur sistemi ve müdahale mekanizması, (3) Kredi mekanizması.

EMU (European Monetary Union) Avrupa Para Birliği.
Avrupa ülkelerinde tek bir para biriminin geçerli olması ve tek bir merkez bankasının oluşturulması görüşüdür. Bu amaçla 1969'da Fransa eski başbakanlarından Raymond Barre ve Lüksemburg eski başbakanlarından Pierre Werner'in adlarını taşıyan planlar hazırlanarak AET Konseyi'ne sunulmuş ve onaylanmıştır. Ancak dünya ekonomik krizinin yol açtığı istikrarsızlıklar bu yönde ileri adımlar atılmasını engellemiştir. Bu girişimlerin son örneği Avrupa Para Sistemi (EMS)'dir.


En İyi Gayret Aracılığı
Halka arz edilecek sermaye piyasası araçlarının izahnamede gösterilen satış süresi içinde satılmasını, satılmayan kısmın ise ihraçcıya iadesini ifade eder.

Endeks
Belli bir olaya ilişkin istatistiksel verilerin ve değerlerin gösterdiği oransal değişimler

Endüstri üstü toplum
Endüstrileşmiş toplum durumunun da üstüne çıkar. Yazar Daniel Bell, bu terimi ABD için kullanmıştır. Ekonomik etkinliklerin ağırlığının birinci sektör (tarım) ve ikinci sektörden (endüstri), üçüncü sektöre (hizmetler) kaydığı endüstri üstü toplumda fikir işçileri beden işçilerine oranla çoğunluktadır. Bu toplumlarda çalışma saatleri azaltılmış, dinlenme süresi artırılmış, emeklilik yaşı düşürülmüştür.

Enflasyon
Fiyatlar genel seviyesindeki değişimdir. Bugün için, parasal bir olgu olduğu ve uzun dönemde parasal bir büyüme olmadığı sürece enflasyonun artmayacağı genel olarak kabul görmektedir. Toptan Eşya Fiyat Endeksleri, Tüketici Fiyat Endeksleri ve İmalat Sanayii Fiyat Endeksleri gibi çeşitli endeksler aracılığı ile ölçülmektedir.

Enflasyon Hedeflemesi (Inflation Targeting)
Merkez bankalarının genellikle hükümetlerle birlikte, para politikası amacı olarak belli bir enflasyon rakamını hedeflemeleridir. Bu tür bir uygulamada hedeflenen enflasyonun, beklentileri etkileyebildiği ölçüde, nominal çapa görevini üstlenmesi öngörülür. Diğer politikalardan farkı, enflasyon hedefinin net bir şekilde kamuoyuna duyurulması ve bu konu ile ilgili doğrudan sorumluluk alınmasıdır. Uygulamada, uygulayıcı kurum olarak merkez bankaları amaca yönelik bir araç bağımsızlığına kavuşmaktadırlar. Diğer bir deyişle, merkez bankaları, kur ve faiz politikalarını enflasyonu kontrol altına almak amacı ile istedikleri biçimde kullanabilmektedirler. Bu tür uygulamalar, bir ekonomideki tüm büyüklüklerin nominal çapa özelliğini kaybetmesi sonucu bir zorunluluk olarak da ortaya çıkabilmektedir. Bu tür bir politikanın başarısı için, güçlü ve sağlıklı bir mali yapı, enflasyon ile para politikası araçları arasında gözlenebilir ve istikrarlı bir ilişki, kredibilite, bağımsızlık ve açıklık gibi unsurlar ön koşul olarak sayılmaktadır.

Enflasyon Vergisi
Para, tedavüle çıkaran kurum açısından yükümlülük, talep eden, elde tutan kurum ve kişi açısından ise bir varlık olarak düşünüldüğünde, enflasyon, parayı ihraç eden kurumun yükümlülüğünü, parayı elde tutan kurumun ise varlığını reel olarak azaltır. Bu anlamı ile enflasyon, gelir elde eden açısından vergi özelliği taşımakta, dolayısıyla vergi gibi satın alma gücünün transferine neden olmaktadır.

Enflasyon şoku
Bir ülkede herhangi bir üretim kesiminde, faktör ve mal fiyatlarıyla maliyetlerinin diğer kesimlere göre ani ve aşırı artışı

Enfrastrüktür
Altyapı. Bir toplumun karayolu, demiryolu gibi kamu yararına kullanılan sermayesi, üretim tekniği, birikmiş veya yetişmiş insan gücü, eğitimi, ekonomik organizasyonu, enerji santralleri, eğitim ve sağlık kurumları ile sosyal kurumlarıdır. Beşeri sermaye de bazen bu kapsam içine alınır.

Engel Kanunu
Tüketicilerin gelir düzeyi yükselirken beslenme ile ilgili yaptıkları harcamalar için bütçelerinden ayırdıkları payı azaltmaları, giyim ve konut harcamalarını sabit tutmaları, buna karşılık kültür ve sağlık harcamalarını artırmaları kuralı

Envanter
Demirbaş eşya listesi, müfredat defteri, malların sayısını değerlerini ve maliyetlerini gösteren liste, borç-alacak dökümü. Geniş anlamda bir işletmenin belli bir andaki tüm varlıklarıyla borç ve alacaklarını ayrıntılı olarak gösteren listeyi ifade eder. Bütün malları kapsar. Mal stokunu, yarı mamulleri, hammaddeleri ve tüm gereçleri sayıp değerlendirir. Sürekli olarak tutulabildiği gibi bir hesap dönemi sonunda da çıkarılabilir.

EPU (European Payments Union) Avrupa Ödemeler Birliği
OECD bünyesinde 1950'de oluşturulmuştur. İkinci Dünya Savaşı sonrası Avrupa ülkelerinin karşılıklı borç ve alacaklarını çok yanlı bir takas sistemiyle yürüttükleri ödeme sistemidir. Döviz açıklarını ve üye ülkeler arasındaki ticari dengesizlikleri gidermeye çalışır. Ayrıca dış ödeme güçlüğü içinde bulunan üye ülkelere yardım etmek için bir kredi mekanizması da kurulmuştur.

Equilibrium
Dinginlik; (1) bir piyasada tüketicilerin belli bir fiyat düzeyinden satın almak istedikleri mal miktarının, aynı fiyat düzeyinden üreticilerin satmak istedikleri mal miktarına olan eşitliği, (2) karşıt güçler veya eylemler arasında denge halinde bulunma durumu. Bu denge hali dinamik veya statik, istikrarlı veya istikrarsız olabilir.

Ergonomi
İşbilim; makine biçimlerinin insana uyumu ile uğraşan bilim dalı, insanın işine uymasını amaca göre çalışmasını düzenleyen inceleme ve araştırmaların tümü, insan gücünün üretimde verimli olarak kullanılmasını sağlamanın şartlarını inceleyen bilim dalı. Amacı, iş gücü ve sermayenin üretkenliğini maksimuma çıkarmak için uygun fiziksel ortamın yaratılmasıdır. İşin gerçekleştirileceği mekanın düzenlenmesi, iş için en uygun yöntemin seçilmesi, üretim süreçlerinin ve bu süreçlerde kullanılacak makinelerin tasarımı ergonominin inceleme alanına girer.

ERM (Exchange Rate Mechanism)
Kambiyo değişim mekanizması

ERP (European Recovery Program)
Avrupa Kalkınma Programı. Amerikalı General Marshall tarafından İkinci Dünya Savaşı sonrası Avrupa'nın kalkınması için teklif edilen programdır.

Esnaf
Kendi emeği ve sermayesini kullanan, yanında az sayıda kalfa, çırak ve işçi çalıştıran, tüccar ya da sanayici olarak nitelendirilemeyecek kadar küçük ciroya sahip serbest meslek mensuplarına denir.

Esnek talep
Fiyatlara bağlı olarak inip çıkan talep; fiyat artışı veya azalışı sonucunda talebin fiyattan daha büyük oranda artması veya azalması. Fiyat değişmeleri sonucunda talebin bu değişikliklerden daha küçük oranda değişme göstermesi durumunda da "esnek olmayan talep" söz konusu olur.

Eşel Mobil
*Oynak cetvel; ücret ve maaşların enflasyon oranlarına ya da geçinme endekslerine göre otomatik olarak ayarlanması, hareketli merdiven, oynak ücret, değişen aylık sistemi. Sistem, fiyat artışlarıyla ücretler arasında bir denge kurmaya yöneliktir. İcretlerin satın alma gücünün artmasını da azalmasını da önler. Fiyatların artış oranı ile ücretlerin aynı anda artırılmasını gerçekleştirmeye çalışır. Böylece dar gelirlilerin satın alma gücünün korunması amaçlanır.
*Ücretli ve maaşlıları, hayat pahalılığı karşısında korumak amacıyla fiyat artışlarıyla doğru orantılı olarak artmasının sağlanmasıdır.

Etatizm
Devletçilik, ekonominin devlet eliyle yönetimi, bir memleketin sanayi ve tarımının devlet eliyle yürütülmesi. Yalnız devletin her ekonomik etkinliğini devletçilik kabul etmemek gerekir. Yollar, limanlar, köprüler, barajlar yapılması gibi bayındırlık işleri hükümete devletçi niteliği vermez. Ancak memleketin büyük üretim araçları hükümet tarafından işletiliyorsa bu iktisadi tutum devletçilik sayılır. Devletçilik liberalizmin karşıtı olarak gösterilir.

ETUC (European Trade Union Confederation)
Avrupa Sendikalar Konfederasyonu

Etkin Piyasa (Efficient Market)
Bu hipotez, bir piyasada işlem gören kıymetlerin mevcut fiyatlarının, o kıymetlere ilişkin elde edilebilir bilgilerin tümünü yansıttığını öngörür. Teori, fiyatı belirleyenin alıcı ve satıcılar olduğu varsayımı ile, işlemcilerin tüm ulaşılabilir bilgilere aynı anda ve simetrik olarak ulaşabildiğini varsayar. Bu durumda oluşan fiyatın da denge fiyatı olduğu öngörülür.

EUA (European Unit of Account)
Avrupa Hesap Birimi. 18 aralık 1978'de kabul edilen ve bugün kullanılan Avrupa Para Birimi'nin (ECU) temelini teşkil eden para sistemidir.

Euler Kuramı
Bir üretim faaliyeti sonucunda elde edilen üründen bu ürünün üretilmesinde kullanılan faktörlerin, marjinal verimliliklerine göre pay aldıklarını ve geriye herhangi bir artık kalmadığını, üretim faktörlerinin üretimden aldıkları payların toplamının üretilen ürüne eşit olduğunu savunan kuram

EUREKA
Avrupa Araştırma Koordinasyon Kurumu (European Research Coordination Agency). Avrupa ülkelerindeki sanayi kuruluşları, üniversiteler ve araştırma enstitüleri arasında araştırma ve geliştirme çalışmalarında işbirliği sağlamak, yüksek teknoloji alanlarında Avrupa«nın ürün, üretim ve hizmetlerinin dünya pazarlarındaki rekabet gücünü artırmak amacıyla 1985«te kurulmuştur.

EURO
Maastricht Anlaşması uyarınca, gerekli kriterleri yerine getiren Avrupa Birliği'ne üye ülkelerin 1999 yılı itibariyle kaydı olarak kullanmaya başladığı para birimi. Daha sonraki dönemde dolaşıma da sürülmesi planlanan bu para birimi Avrupa Birliği'ne üye tüm ülkelerin ortak para birimi haline gelecek.

Euro Bonolar (Eurobonds)
Çıkaran ülkenin veya kuruluşun, kendi ulusal para birimi dışındaki bir para birimi üzerinden ihraç ettiği menkul kıymetlerdir.

Euro-cheque
AT üyesi ülkelerin bankalarında kullanılan çek

Euro Dolarlar (Eurodollars)
Amerika Birleşik Devletleri dışındaki bankalarda veya ABD bankalarının yurtdışı şubelerinde tutulan ABD doları cinsinden mevduatları ifade etmek için kullanılır. Euro ifadesi, bu tür mevduatların büyük çoğunluğunun özellikle Batı Avrupa ülkelerindeki bankalarda tutulmasından kaynaklanır. Ancak, Asya ve benzeri diğer tüm ülkelerde tutulan ABD doları hesapları da bu adla anılır. Çok yoğun bir ikincil piyasa hacmine sahiptir.

Euro-market
Avrupa piyasası; konvertibl paraların alınıp satıldığı piyasa; herhangi bir devletin denetiminde olmayan, yasal denetimi bulunmayan ve başta ABD olmak üzere çeşitli ülke paralarından oluşan piyasa. Başta Orta Doğu ve Uzak Doğu olmak üzere Avrupa dışındaki finansal merkezleri de içine alacak biçimde gelişmiştir.

Euro-tahvil
Avrupa bonosu veya tahvili, sabit faiz temeline dayalı borçlanma aracı, Amerikan şirketlerinin Avrupa sermaye piyasalarında pazarladıkları menkul değerler

Eurofed
Avrupa Topluluğu için para politikası belirleyecek merkezi sistem

Eximbank
ABD İhracat-İthalat Bankası (Export-Import Bank). Amerikan hükümetinin başlıca uluslararası finans kuruluşlarından biridir. 12 şubat 1934«te "Washington İthalat-İhracat Bankası'' adıyla kurulmuştur. Amacı, ihracatın finansmanına katkıda bulunmaktır. 13 mart 1968 tarihli bir yasa ile adı bugünkü halini almıştır. ABD ile ticaret ilişkilerini sürdürebilmek için geçici dolar sıkıntısı çeken ülkelere tarım meta kredileri de verir. İhracat kredisinin yanı sıra ihracat sigortası da sağlayarak dış ticareti destekler. Banka kredilerinden, Amerikan mallarının ithalinde kullanılmak koşuluyla özel yabancı şirketler, yabancı hükümetler ve çok uluslu Amerikan şirketleri de yararlanmıştır.

EXQ (Ex Quay)
Rıhtımda teslim

EXS (Ex Ship)
Gemi üzerinde teslim

EXW (Ex Works)






F


Fabianizm
İngiltere'de mutedil sosyalizm. 1884 yılında İngiltere'de kurulan Fabian Derneği tarafından geliştirilip, 20. yüzyılın başlarında İngiliz İşçi Partisi'nin oluşumuna önemli katkıda bulunan, partinin kurulmasıyla da onun içinde eriyen, toplumu devletçilik ve ahlakçılık ilkelerine dayanarak yeniden düzenlemeyi amaçlayan reformcu siyasal doktrindir. Sosyalist düşünceleri eğitimli kişiler arasında yaymayı amaçlar. Sosyalizme devrim yoluyla değil bir evrim süreci sonunda ulaşılacağını savunur.

Fabrika sistemi
Malzemelerin bir yerde toplanmasını, bağlı sermayeyi ve işgücü topluluğunu gerektiren bir imalat sistemi. Fabrika üretiminin gelişmesi ve büyük ölçüde dağınık ev imalatının yerini almasının nedenleri çok çeşitlidir. Bir yandan hammaddelerin ve bitmiş ürünün dağıtım maliyetleri azaltılırken diğer yandan ölçek avantajlarından yararlanmayı sağlayan iktisadi etkinlik, makine kullanımına imkan veren teknik etkinlik, çaba pazarlığının disiplinli biçimde denetlenmesinin kapsamını artıran yönetsel etkinlik gibi, işletmenin sahibi ya da denetçiler açısından üç etkinlik elde etme türü görülmektedir.

Factoring
Müşteri (şirket) alacaklarının factor denilen gerçek ya da tüzel bir kişi tarafından bedeli peşin ödenerek satın alınmasıdır. Mal ve hizmet satışı yapan bir ticari işletmenin vadeli alacaklarının factor denilen bir mali kuruluş tarafından alacaklıya rücu hakkı olmaksızın satın alındığı finansal hizmettir.

Factoring Ücreti
Sağlanan finansman hizmeti karşılığı alınan bedeldir. Para piyasası koşullarına göre belirlenir. Türk Lirasında günlük para piyasasına, ihracatta ise döviz faiz oranlarına paralel seyir izler. Not : Yurtiçi İşlemlerde komisyon ve factoring ücreti sadece BSMV’ye tabidir.

Faiz
Ödünç olarak verilen paranın kira karşılığı; kapitalizme göre üretim faktörlerinden biri olan sermayeyi belirli bir dönemde kullanmanın bedeli.

Faiz Ödemeleri
Bu veriler Hazine, Kamu İktisadi Teşebbüsleri, döviz pozisyonu tutan bankalar ve yurtdışından kredi alan diğer kuruluşlara ait borçların faiz ödemelerini kapsar. Bütçede eksi kalemdir.
FAİZ KARŞILAMA GÜCÜ
işletmenin finansman giderleri öncesi oluşan faaliyet kari ile finansman giderlerini ne ölçüde karşılayabildiğini gösterir. Dönem Kari-Finansman Giderleri / Finansman Giderleri formülü ile hesaplanır

Faiz Dışı Bütçe Dengesi (Primary Balance)
Bütçeden gerçekleştirilen faiz ödemeleri hariç tutularak ulaşılan bütçe dengesidir.

Fakirleştiren büyüme
Ekonomik büyüme belli şartlar altında dış ticaret hadlerinin bozulmasına neden olabilir. Ancak bu bozulma sonucu gelen kayıp büyümenin reel gelirde yarattığı artıştan büyükse ekonomik büyüme ülkeyi giderek fakirleştiriyor demektir. Fakirleştiren büyüme, ihraç malları fiyat endeksinin giderek açılan bir biçimde ithal malları fiyat endeksinin gerisinde seyretmesinin yol açtığı kaybın, ihracatın miktar olarak artırılmasıyla giderilemeyeceğini gösterir.

Fakirlik çemberi
Fakir ülkelerde düşük olan gelirin, tasarruf ve yatırımların üretim artışını yavaşlatmasıyla oluşturduğu kısır döngü

FAO (Food and Agricultural Organization) Gıda ve Tarım Teşkilatı.
Birleşmiş Milletler bünyesindeki uzmanlık kuruluşlarından biridir. 16 ekim 1945'de Kanada'da kurulmuştur. Türkiye 1947'de üye olmuştur. Merkezi Roma'dadır. İyi beslenme, tarımsal gelişme, tarımsal üretimin artırılması, konuyla ilgili projelerin mali ve teknik açıdan desteklenmesi, beslenme ve tarımla ilgili bilgilerin toplanması, yiyecek maddelerinin dağıtımının sağlanması, deniz ve orman ürünlerinin değerlendirilmesi konularında çalışmalar yapar.

FAS (Free Alongside Ship)
Gemi doğrultusunda teslim, Rıhtımda teslim, geminin yanına teslim; bütün masrafların alıcıya ait olduğu teslim şekli

FCA
Taşıyıcıya teslim

Fasit daire teorisi
Kısır döngü kuramı; azgelişmişlik sürecinde devamlı olarak kendini tekrar etme ve her defasında yine başlangıç noktasına dönme. Düşük gelirler, düşük tasarruf ve talep, düşük yatırım düzeyi, yetersiz sermaye oluşumu, düşük verimlilik, düşük gelir düzeyi, bu kısır döngüyü oluşturan etkenlerdir. Bu durumda kalkınmanın önü tıkanmaktadır

Fason ihracat
Dış ülkelerdeki firmaların siparişi üzerine belli normlara göre imal edilen malların, siparişi veren firmalara ihracı

Fason üretim
Hammaddelerin işveren tarafından sağlandığı parça başına ücretle yapılan üretim

Fatura
Satılan bir malın miktarını, çeşidini, niteliklerini, markasını, fiyatını ve satış bedelini göstermek üzere satıcı tarafından tanzim edilip alıcıya verilen belgedir. Faturaları; (1) Proforma fatura, (2) Orijinal fatura, (3) Konsolosluk faturası, (4) Navlun faturası, (5) Değişik satış şekillerine göre tanzim edilen faturalar olmak üzere sınıflandırmak mümkündür.

Fayda
Kullanma değeri; kullanılan bir şeyin verdiği olumlu sonuç; belirli bir mal ya da hizmetin tüketilmesi ile sağlanan yarar ya da tatmin. Ekonomi dilinde "kullanma değeri"ni dile getirir. Klasik ekonomistler mal ve hizmetlerin ihtiyaçları giderme özelliğine "y